4 Haziran 2026, Perşembe
20:43
23.07.2025

Çürük Elma Buğdayı Geçtiyse, Sorun Fiyatta Değil Üretim Planında

Ekonomi
Çürük Elma Buğdayı Geçtiyse, Sorun Fiyatta Değil Üretim Planında

 

Ziraat Mühendisi Mustafa Yüksel

Bu haftaki köşe yazımda, açıklanan buğday fiyatlarından çok daha önemli bir konuyu ele almak istiyorum. Evet, buğday fiyatları üreticiyi memnun etmemiştir. Ancak bugün sormamız gereken asıl soru şudur: Sürekli aynı ürünü ekip farklı sonuçlar beklemek ne kadar doğrudur? Eğer bir dönem çürük elmanın geliri buğdayın gelirini geçebiliyorsa, artık sorunu yalnızca fiyatlarda değil, üretim planlamasında da aramak zorundayız.

Buğday ve arpa ülkemizin en önemli tarım ürünleridir. Memurundan işçisine, esnafından vekiline, çiftçisinden yatırımcısına kadar herkesin bir şekilde ekimini yaptığı, takip ettiği ve önem verdiği ürünlerdir. Çünkü bu ürünler yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik değere de sahiptir. Soframızdaki ekmeğin hammaddesi olan buğday, gıda güvenliğimizin temel taşlarından biridir.

Ancak yıllardır değişmeyen bir gerçek vardır. Üretici artan maliyetler karşısında zorlanmaktadır. Mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama, işçilik ve makine giderleri sürekli yükselirken, elde edilen gelir çoğu zaman üreticinin beklentisini karşılamamaktadır. Bu nedenle bugün ülkenin dört bir yanında çiftçiler buğday fiyatlarının yetersiz olduğunu dile getirmektedir.

Bu eleştirilerde haklılık payı vardır. Ancak yalnızca fiyatlara odaklanmak, sorunun tamamını görmek için yeterli değildir. Çünkü bazı bölgelerde bir dönüm buğdaydan elde edilen gelir ile alternatif tarımsal faaliyetlerden elde edilen gelir arasında çok ciddi farklar oluşmaktadır. İşte tam da bu noktada üretim planlamasını yeniden değerlendirmek zorundayız.

Daha önceki köşe yazılarımda ifade ettiğim gibi, bazı yıllarda çürük elmanın bile buğdaydan daha fazla gelir bıraktığı dönemler yaşanmıştır. Bu örnek aslında tarımın geldiği noktayı çok net göstermektedir. Bir ürünün stratejik olması ayrı bir konudur, üreticinin para kazanabilmesi ise ayrı bir konudur. Çiftçi ayakta kalamazsa üretimin sürdürülebilir olması da mümkün değildir.

Seydişehir’in verimli toprakları, uygun iklim yapısı ve üretim kültürü birçok farklı tarımsal faaliyete imkân tanımaktadır. Bu nedenle ilçemizin geleceğini sadece geleneksel ürünlere bağlamak yerine, daha yüksek katma değer sağlayan üretim modellerini de gündemimize almak zorundayız.

Bahçe tarımı, modern meyvecilik, sera işletmeleri, topraksız tarım uygulamaları, hayvancılık ve yem bitkileri üretimi bölgemiz için önemli fırsatlar sunmaktadır. Özellikle suyun her geçen gün daha değerli hale geldiği günümüzde, birim alandan daha fazla gelir sağlayan üretim modelleri çiftçimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

Elbette buğday ve arpa üretiminden vazgeçilmesi gerektiğini savunmuyorum. Bunlar ülkemizin stratejik ürünleridir ve üretimleri devam etmelidir. Ancak her arazinin, her yatırımın ve her üretim planının yalnızca bu ürünlere göre şekillendirilmesi de doğru değildir. Çiftçimizin gelirini artıracak alternatifleri konuşmak, araştırmak ve hayata geçirmek zorundayız.

Bugün yaşanan sorun yalnızca açıklanan buğday fiyatları değildir. Asıl mesele, üreticimizin emeğinin karşılığını alabileceği, gençlerin tarımda kalmasını sağlayacak ve kırsal kalkınmayı destekleyecek bir üretim modelini oluşturabilmektir.

Seydişehir kendi kaderini kendi çizebilecek potansiyele sahiptir. Sürekli fiyatların artmasını bekleyen değil, kazancı artıracak yeni üretim alanlarını değerlendiren bir anlayışla hareket ettiğimizde hem çiftçimiz hem ilçemiz kazanacaktır.

Çünkü tarımda başarı sadece çok üretmekle değil, ürettiğinden kazanabilmekle mümkündür.

Manşet Altı Reklam
SOL1 Reklam Alanı
ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Mobil Üst Reklam
MOBIL_ALT Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı