22 Mayıs 2026, Cuma
20:13
23.07.2025

70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT

SEYDİŞEHİR
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT

Konya’nın Seydişehir ilçesinde, zamanın adeta yavaş aktığı küçücük bir atölye var…

Ulukapı Mahallesi’nde, eski bir evin alt katından yükselen o buruk kamış kokusu, ziyaretçilerini geçmişten bugüne uzanan köklü bir hatırayla karşılıyor. Bu mütevazı atölyede, 78 yaşındaki Muammer Kıl ve 76 yaşındaki eşi Ayşen Kıl, unutulmaya yüz tutmuş bir Anadolu zanaatını el ele vererek ayakta tutmaya çalışıyor.

Muammer Usta’nın hikâyesi, henüz 8 yaşındayken babasının tezgahı başında başladı. Okuldan çıkar çıkmaz dükkâna koşar; kamış taşır, ip sarar ve hasır yastıkların yapımını incelikleriyle öğrenirdi. Aradan tam 70 yıl geçti… O küçük çocuk büyüdü, yaş aldı ama mesleğine olan tutkusunu hiç kaybetmedi.

Yaşının ilerlemesi nedeniyle dükkânını artık sadece Seydişehir’in meşhur Perşembe Pazarı günlerinde açabilen Muammer Usta, eşi Ayşen Hanım ile birlikte el emeği göz nuru hasır yastıklar üretmeye devam ediyor. Ayşen Kıl, yastıkların yüzlerini dikip kumaşları hazırlayarak yarım asırlık hayat arkadaşına destek oluyor. Yılların yorgunluğu yüzlerine yansımış olsa da, ellerindeki ustalık ve gözlerindeki azim ilk günkü canlılığını koruyor.

“Babamdan Öğrendiğim Mesleği 70 Yıldır Sürdürüyorum”

Seydisehirhaber muhabirine konuşan Muammer Kıl, çocukluk yıllarını anlatırken gözleri uzaklara dalıyor:

“Hem okuluma devam ettim hem de boş vakitlerimde babama yardım ettim. Liseyi bitirince kısa bir süre öğretmenlik yaptım. Ardından alüminyum fabrikasında işe girdim ama baba ocağını, bu dükkânı hiç bırakmadım. Mesai çıkışı yine buraya gelir, yastık yapardım. Tam 70 yıldır bu işi aralıksız sürdürüyorum.”

Bir zamanlar Seydişehir’de yüzlerce yastık ustası olduğunu belirten Kıl, eski Anadolu evlerinin vazgeçilmezi olan “kazık yastıkların” bugün artık birer nostalji nesnesine dönüştüğünü söylüyor. Eskiden yeni evlenen çiftler evlerini sedirlerle döşer, çeyizlerine mutlaka 12 adet hasır yastık yaptırırmış. Şimdilerde ise modern mobilyaların hayatımıza girmesiyle bu köklü kültür büyük ölçüde unutulmuş durumda.

Bir Saatte Bir Yastık…

Atölyede kamışlar büyük bir sabırla, tek tek işleniyor. Tamamen el işçiliğiyle hazırlanan yastıkların üretim sürecini Muammer Usta şöyle özetliyor:

“Kamışları toplamak için eskiden maliyeden izin alırdık, şimdi ise Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nden izin alıyoruz. Yaklaşık bir saatte bir yastık ortaya çıkarabiliyorum. Ürettiğimiz 12'li yastık takımını 4 bin 500 liradan toptan veriyoruz. Alanlar üzerine kumaş kılıf geçirip satışını yapıyor.”

Son yıllarda şark köşelerine ve otantik dekorasyona olan ilginin artmasıyla hasır yastıklara yeniden bir talep doğduğunu belirten Kıl, yine de o eski yoğun günlerin çok geride kaldığını buruk bir tebessümle ifade ediyor.

Semerciliğin Bölgedeki Son Temsilcisi

Muammer Usta yalnızca hasır yastık üretmiyor; o aynı zamanda bölgenin hayattaki son semercilerinden biri. Tamamen geleneksel el işçiliğiyle yapılan semerleri bugün artık çok az kişi biliyor. O ise iki farklı yöresel semer tipini üretmeye inatla devam ediyor:

  • Akseki Semeri
  • Eğirdir Semeri

Bir semerin yapımı tam 7 gün sürüyor. Genellikle sipariş üzerine çalışan Muammer Usta, eski semerleri de tamir ederek yeniden hayata döndürüyor. Bazı müşteriler ise bu sanatı evlerinde yaşatmak için dekoratif amaçlı minyatür semerler sipariş ediyor. En çok müşterisinin Akseki bölgesinden geldiğini belirten Kıl, bu mesleğin de artık yolun sonuna geldiğini gizlemiyor.

“En Büyük Hüznüm: Çırak Bulamıyorum”

Belki de hikâyenin en dokunaklı kısmı burada başlıyor… Bir zamanlar onlarca ustanın çekiç ve kamış sesleriyle çınlayan sanayi sitesinde artık çırak yetişmiyor. Muammer Usta, yanında çalıştıracak, mesleği devredecek bir genç bulamadığını anlatırken sesi titriyor:

“Bu mesleği sürdürecek kimse kalmadı arkamızda. Çırak yetişmiyor. Ama ben ömrüm yettiğince, gücüm elverdiğince bu tezgâhın başında çalışmaya devam edeceğim.”

Ulukapı’daki o küçük atölyede yalnızca yastık ya da semer üretilmiyor; aslında bir dönemin kültürü, insan emeği ve Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş ruhu yaşatılıyor. Muammer Usta’nın nasırlı elleri, bugün sadece kamış örmüyor; geçmişin hatıralarını geleceğe taşımak için zamana karşı direniyor.

 

Haber Görselleri

70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 1
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 2
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 3
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 4
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 5
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 6
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 7
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 8
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 9
70 YILLIK EMEĞİN HİKÂYESİ: MUAMMER USTA’NIN ELLERİNDE YAŞAYAN ZANAAT - Görsel 10
Manşet Altı Reklam
SOL1 Reklam Alanı
ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Mobil Üst Reklam
MOBIL_ALT Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı