Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte Türkiye'de vatandaşlar borç yükü altında eziliyor. Resmi verilere göre, icra dairelerinde 24 milyonun üzerinde dosya bulunuyor. Bu, nüfusun neredeyse her 4 kişiden 1’inin icralık olduğu anlamına geliyor. Mahalle muhtarlıklarına her gün onlarca icra tebligatı yağarken, halk borçlarını ödeyemez durumda.
Her Yıl Milyonlarca Kişi İcraya Düşüyor
Mersin Milletvekili Gülcan Kış, yaptığı açıklamada, 2025’in ilk 5 ayında 1 milyon 38 bin kişinin borcunu ödeyemediği için icraya verildiğini belirtti. Toplam bireysel kredi ve kredi kartı borcu 4,8 trilyon liraya ulaşırken, varlık yönetim şirketleri ve TOKİ borçlarıyla birlikte bu rakam 5 trilyon lirayı aştı.
Kış, "Türkiye’de insanlar artık geçinmekten vazgeçti, borcunu çevirmeye çalışıyor. Sokakta artık geçim değil, icra konuşuluyor." ifadelerini kullandı.
Bankalar Rekor Kâr Açıklarken Halk Borç Batağında
Ekonomideki bu çöküşün arkasında, Mehmet Şimşek’in uyguladığı yüksek faiz politikaları olduğu vurgulanıyor. Kış’a göre, "Bu sistem, halkı borçlandırıp bankaları zengin etmeye dayanıyor."
-
Bankaların net kârı: 660 milyar lira
-
Batık kredi miktarı: 432 milyar lira
-
Bireysel borçlar (son 6 ayda): %22 arttı
-
Cari açık (ilk 5 ayda): 21 milyar doları geçti
-
Faiz ödemeleri (son 1 yılda): 24 milyar dolar
Ekonomi Modeli mi, İflas Yönetimi mi?
Gülcan Kış, "Şimşek’in ekonomi modeli, adı konmamış bir iflas yönetimidir. Ülkeyi borçla çevirmeye çalışıyor, faturayı da vatandaşa kesiyor." diyerek tepki gösterdi.
Ayrıca, dolarizasyon oranının %41’e ulaşması ve kur korumalı mevduatların artması, ekonomideki güven kaybını gözler önüne seriyor.
Sonuç: Borç Batağında Bir Ülke
Türkiye’de emekliler kredi kartı faizleriyle, esnaf borçlarla, işçiler ise icra tehdidiyle mücadele ediyor. Bankalar rekor kârlar açıklarken, halkın alın teri faizcilere aktarılıyor.
Bu tablo, ekonomik krizin boyutlarını ve halkın yaşadığı çaresizliği bir kez daha gözler önüne seriyor.
