Sayın Yetkililer,
Geçtiğimiz günlerde Seydişehir’e gelen Konya Vakıflar İl Müdürü Sayın Yusuf Kılınç ile Seydişehir Belediye Başkanı Sayın Hasan Ustaoğlu arasında imzalanan protokol kapsamında, Muallimhane Camii’nin çevre düzenlemesinin yapılacak olması kamuoyunda memnuniyetle karşılanmıştır.
Bu vesileyle, yaklaşık beş–altı yıl önce Muallimhane Camii ile ilgili kaleme aldığım ve hâlâ geçerliliğini koruyan ciddi bir yanlışlığı, kamuoyu adına yeniden hatırlatma zarureti doğmuştur.
Bilindiği üzere mihrap, camilerde kıble yönünü gösteren, imamın cemaat önünde durarak namaz kıldırdığı yerdir. İslâm mimarisinde mihraplarda, Kur’ân-ı Kerim’den seçilmiş ayetlerin yer alması esastır. Buna rağmen Muallimhane Camii’nin mihrabında bulunan kitabe, bu temel anlayışla hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Söz konusu kitabe Arapça olup bir inşa kitabesidir. Metinde yer alan ifadeler, caminin 936 H. (1529 M.) yılında Pir Mehmed oğlu Hacı Recep tarafından Kur’an okutulmak ve öğretilmek üzere Muallimhane (mektep) olarak yaptırıldığını bildirmektedir. Yani bu yazı, içerik itibarıyla mihrapta bulunması dinî, ilmî ve mimarî açıdan uygun olmayan bir metindir.
Bu durum, Seydişehir Haber köşe yazarlarından Avukat Görgün Özcan’ın da dikkatini çekmiş; kendisiyle yaptığım görüşmede, Türkiye’de başka hiçbir caminin mihrabında böyle bir örneğe rastlanmadığını özellikle vurgulamıştır.
Yaptığım araştırma ve cami görevlileriyle görüşmeler neticesinde anlaşıldığı üzere; bu kitabe, geçmişte caminin kuzey duvarında, giriş kapısı üzerinde bulunmakta iken, yakın tarihte yapılan restorasyon sırasında hiçbir ilmî değerlendirme yapılmadan mihrabın üzerine yerleştirilmiştir.
Buradan Konya Vakıflar İl Müdürlüğü’ne açık ve net sorular yöneltmek istiyorum:
-
Envanterinizde kayıtlı olsun ya da olmasın, mihrabında
“Küllemâ dehale aleyhâ Zekeriyyel-mihrâb” (Âl-i İmrân 3/37) ve
“Fevelli vecheke şetra’l-Mescidi’l-Harâm” (Bakara 2/150)
ayetleri dışında, kişisel bilgi veya inşa kitabesi bulunan başka bir cami örneği mevcut mudur? -
Bir inşa kitabesi olan bu levhanın, olması gerektiği gibi caminin dış cephesinde değil de mihrabına yerleştirilmesi, bilginiz ve onayınız dâhilinde mi gerçekleşmiştir?
-
Uzun süren restorasyon sürecinin sonunda yapılan kontrollerde, yalnızca fiziki incelemeler mi yapılmıştır?
Vakıflar İl Müdürlüğü bünyesinde bu kitabeyi okuyup anlamlandıracak ehil bir personel bulunmamakta mıdır?
Bir Muallimhane Camii cemaati olarak;
eğer yapılan uygulama doğru ise bunun ilmî ve dinî gerekçeleriyle kamuoyuna açıklanmasını,
yanlış ise bu hatanın ivedilikle düzeltilmesini talep ediyorum.
Not:
Merhum Mehmet Önder’in Seydişehir Tarihi adlı eserinde, Muallimhane Camii’ne ait bu kitabenin okunuşu verilmiş ve kitabeyi orijinal yeri olan kuzey duvarında, giriş kapısı üzerinde gösteren bir fotoğrafa yer verilmiştir. Bu kaynak, iddialarımı açıkça teyit etmektedir.
Gereğinin yapılmasını, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini ve bu tarihî yapının ilmî hassasiyetle korunmasını temenni ederim.
Saygılarımla,
Fahri Kubilay
Gazeteci – Köşe Yazarı
Seydişehir
