29 Ocak 2026, Perşembe
15:52
23.07.2025

Evlilik Sözleşmesi Nedir?

Makale
Evlilik Sözleşmesi Nedir?

Evlilik sözleşmesi nedir? Evlilik sözleşmesi, evlilik birliği kurulmadan önce ya da evlilik sırasında tarafların mal rejimi ve mülkiyet ilişkilerini açık şekilde düzenlemelerine imkân tanıyan, Türk Medeni Kanunu kapsamında yasal geçerliliği olan bir sözleşme türüdür. Bu sözleşme yalnızca tarafların birbirine karşı olan borç ve alacak ilişkilerini değil, aynı zamanda evlilik süresince edinilen malların paylaşımına ilişkin kuralları da kesin hatlarla belirler.

Evlilik sözleşmeleri, özellikle kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımını hukuki güvence altına almak isteyen bireyler için önemlidir. Bu ayrım, özellikle boşanma veya ölüm gibi durumlarda devreye girerek, hak kayıplarının ve hukuki belirsizliklerin önüne geçmeyi amaçlar. Her bireyin malvarlığı yapısı, gelir kaynakları ve ekonomik bağımsızlığı farklı olduğundan, tek tip bir evlilik sözleşmesinden bahsetmek mümkün değildir. Uygulamada birçok farklı içeriğe sahip sözleşme görülür ve bunlar çiftlerin ortak ekonomik ve yaşam planlarına göre şekillenir.

Evlilik Sözleşmesi Hangi Hukuki Temele Dayanır?

Evlilik sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimi hükümlerine dayalı olarak düzenlenir. Kanunun 202. ve devamındaki maddelerinde dört farklı mal rejimi tanımlanmıştır: edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Eşler, aralarında bu rejimlerden birini seçebilir ya da kanunun belirlediği yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma sistemini uygulayabilir.

Bu bağlamda evlilik sözleşmesi, özellikle kanunda belirtilen rejimlerden biri dışındaki bir rejimin seçilmesi amacıyla yapılır. Ancak yalnızca rejim tercihiyle sınırlı değildir; aynı zamanda mal rejimi içinde yer alan bazı özel hükümlerde de taraflar arasında düzenleme yapılmasına izin verilir. Örneğin, bir eşin şahsi mal olarak kabul ettiği bir gayrimenkulün, ileride edinilmiş mal sayılmaması için özel olarak sözleşmede belirtilmesi gerekebilir.

Sözleşme, yalnızca evlilik öncesinde değil, evlilik birliği devam ederken de yapılabilir. Ancak evlilik sırasında yapılan sözleşmelerin noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Bu detay, sözleşmenin geçerliliğini doğrudan etkileyen teknik bir ayrıntıdır ve uygulamada sıklıkla gözden kaçabilmektedir.

Evlilik Sözleşmesi Yapmanın Amacı Nedir?

Evlilik sözleşmesi yapmanın temel amacı, tarafların malvarlığıyla ilgili tasarruflarını önceden düzenlemektir. Bu düzenleme, tarafların kendi ekonomik sınırlarını, hak ve yükümlülüklerini açıkça belirlemelerine olanak tanır. Özellikle yüksek malvarlığına sahip bireyler, ticari faaliyetlerde bulunan eşler ya da ikinci evliliğini yapan kişiler için bu tür sözleşmeler, mülkiyet düzenini sağlama açısından kritik rol oynar.

Bir başka amaç da olası bir boşanma veya ölüm durumunda ortaya çıkabilecek mülkiyet ihtilaflarının önüne geçmektir. Mahkemeye taşınan boşanma davalarında en büyük uyuşmazlık alanlarından biri mal paylaşımıdır. Evlilik sözleşmesi sayesinde bu konuda önceden belirlenmiş kurallar, uyuşmazlıkların daha az yıpratıcı biçimde çözülmesine yardımcı olur. Burada dikkate alınması gereken bir diğer nokta ise sözleşmenin yalnızca taraflar arasında değil, aynı zamanda tarafların mirasçıları arasında da bağlayıcı sonuçlar doğurabileceğidir.

Sözleşme ayrıca, kişisel malların sınırlarının korunması açısından da önemlidir. Örneğin, evlilikten önce edinilmiş ve kişisel mal statüsünde olan bir taşınmazın, evlilik süresince yapılan değer artışlarından nasıl etkileneceği evlilik sözleşmesinde açıkça düzenlenebilir. Aksi takdirde, söz konusu taşınmazın getirisi, edinilmiş mal olarak değerlendirilebilir.

Hangi Mal Rejimi Tercih Edilebilir?

Evlilik sözleşmesi yapılırken seçilebilecek dört farklı mal rejimi bulunmaktadır. Bu rejimler, Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi ve devamında açıkça belirtilmiştir. En sık tercih edilen rejim “edinilmiş mallara katılma” rejimidir; ancak taraflar arzu ederlerse, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ortaklığı rejimlerinden birini de tercih edebilirler.

Mal ayrılığı rejimi, tarafların tüm malvarlıklarını tamamen kişisel mal olarak değerlendirdiği rejimdir. Bu rejimde eşler, evlilik süresince edinmiş oldukları her türlü malı yalnızca kendi adlarına tasarruf edebilir ve boşanma durumunda paylaşım söz konusu olmaz. Özellikle riskli işlerde çalışan veya borç riski taşıyan bireyler için tercih sebebidir. Paylaşmalı mal ayrılığı ise mal ayrılığı sistemine benzer, ancak boşanma durumunda bazı mallar üzerinde pay hakkı tanır.

Mal ortaklığı rejimi ise nispeten daha az tercih edilen bir sistemdir. Bu rejimde, eşlerin bazı malları ortak mal olarak kabul edilir ve bu mallar üzerinde eşit hakka sahip olunur. Mal ortaklığı rejiminde hangi malların ortak, hangilerinin kişisel olduğu ayrımı önemlidir ve sözleşme bu detayları içermelidir. Evlilik sözleşmesinin içeriği, tercih edilen rejime göre şekillenmeli ve her bir mal kalemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılmalıdır.

Evlilik Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları Nelerdir?

Evlilik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için bazı şekil ve içerik şartlarına uyulması zorunludur. Şekil şartı olarak sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve evlilik öncesi yapılmışsa nüfus müdürlüğüne bildirilmesi gerekir. Evlilik sonrası yapılacak sözleşmelerin ise noterde düzenleme şeklinde hazırlanması zorunludur.

Sözleşmenin geçerliliği için tarafların ayırt etme gücüne sahip olması ve rıza ile imza atmış olmaları gerekir. Herhangi bir baskı, zorlama ya da yanıltma durumunda sözleşme iptal edilebilir. Bu tür durumlar uygulamada, özellikle taraflar arasında güç dengesizliği olan ilişkilerde ortaya çıkabilir. Örneğin ekonomik olarak daha güçlü olan eşin, diğer eş üzerinde baskı kurarak sözleşmeye yönlendirmesi halinde, bu sözleşmenin geçerliliği yargı tarafından sorgulanabilir.

İçerik yönünden ise, sözleşmede tarafların malvarlığı rejimi açıkça belirtilmeli, kişisel mal ve edinilmiş mal ayrımları net bir şekilde yapılmalıdır. Ayrıca sözleşmede yer alan hükümlerin kamu düzenine, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olmaması gerekir. Örneğin bir eşin tüm malvarlığının diğer eşe geçeceğine dair hüküm, taraflar arasında eşitliği ihlal ettiği gerekçesiyle geçersiz sayılabilir.

Evlilik Sözleşmesi Nasıl Hazırlanır?

Evlilik sözleşmesi, tarafların açık iradelerine dayanarak ve hukuki uzmanlık gerektiren bir metin olarak hazırlanmalıdır. Bu süreçte bir aile hukuku avukatı ile çalışmak, sözleşmenin hem şekil hem de içerik açısından geçerli ve uygulanabilir olmasını sağlar. Uygulamada, tarafların yalnızca sözleşmeyi aralarında hazırlayıp imzalaması yeterli değildir; özellikle evlilikten sonra düzenlenen sözleşmelerin noter huzurunda yapılması zorunludur.

Hazırlık aşamasında tarafların malvarlığı detaylı şekilde listelenmeli ve her mal kaleminin hangi statüye sahip olacağı belirlenmelidir. Özellikle ortak yaşam süresince edinilecek malların gelecekte nasıl paylaşılacağı netleştirilmelidir. Belirsizlik içeren sözleşmeler, boşanma sürecinde taraflar arasında daha ciddi ihtilaflara neden olabilir. Bu nedenle sözleşmede kullanılan her ifade, yoruma açık olmayacak şekilde kaleme alınmalıdır.

Sözleşmenin hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da sözleşmenin ilerideki yaşam olaylarına uyarlanabilirliğidir. Tarafların gelir düzeylerinin değişmesi, yeni mal edinimleri, ortak çocukların doğumu gibi durumlar, sözleşmenin etkisini değiştirebilir. Bu gibi durumlar için sözleşmeye uyarlama maddeleri eklenmesi, taraflar arasında uzun vadeli bir koruma sağlar.

Evlilik Sözleşmesi Ne Zaman ve Nasıl Yürürlüğe Girer?

Evlilik sözleşmesi, evlilik tarihinden itibaren yürürlüğe girer ve bu tarih sözleşmenin uygulanacağı başlangıç noktasıdır. Taraflar evlilik öncesi sözleşme yapmışsa, bu sözleşme evlenmenin gerçekleştiği gün kendiliğinden yürürlüğe girer. Evlilik sonrasında yapılan sözleşmeler ise, düzenleme tarihinden itibaren hüküm ifade etmeye başlar.

Sözleşmenin yürürlüğe giriş tarihi uygulamada önemlidir çünkü bu tarih, hangi malın hangi statüye tabi olacağının belirlenmesinde belirleyici olur. Örneğin, evlilik öncesinde taraflardan birinin edindiği bir mülk, sözleşme yürürlüğe girdikten sonra edinilmişse ve bu husus sözleşmede özel olarak belirtilmemişse, o mülk edinilmiş mal sayılabilir. Bu durum, özellikle mal rejimi tasfiyesinde ciddi sonuçlara yol açabilir.

Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra taraflar arasında malvarlığı statüsüyle ilgili farklılık yaratacak bir değişiklik yapılacaksa, bu değişiklik ancak yeni bir sözleşmeyle hüküm kazanabilir. Dolayısıyla yürürlükte olan bir evlilik sözleşmesi, tarafların karşılıklı mutabakatıyla yeniden düzenlenmedikçe geçerliliğini sürdürür. Bu bağlamda, yürürlük tarihi sadece teknik bir başlangıç noktası değil, aynı zamanda mal rejimi uygulamasının temelidir.

Evlilik Sözleşmesinin Bozulması veya Değiştirilmesi Mümkün müdür?

Evlilik sözleşmesi, tarafların karşılıklı iradesiyle her zaman değiştirilebilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Ancak bu işlem, yalnızca her iki tarafın yazılı ve açık rızasıyla gerçekleşebilir. Tek taraflı bir beyanla sözleşmenin feshi ya da revizesi mümkün değildir. Bu yönüyle evlilik sözleşmesi, karşılıklı sözleşme hükümlerine tabi klasik bir özel hukuk işlemi olarak değerlendirilir.

Değişiklik ya da fesih işlemi evlilik sırasında yapılacaksa, yine noter huzurunda ve düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Bu, Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen şekil şartıdır ve ihlal edildiğinde yapılan değişiklik ya da fesih geçersiz olur. Dolayısıyla birçok durumda çiftler, zaman içinde değişen hayat koşulları ya da ekonomik durumlara göre sözleşmelerini güncellemektedir.

Örneğin taraflardan biri yüksek bir mirasa konmuşsa ve bu malvarlığının gelecekte nasıl değerlendirileceği netleştirilmek isteniyorsa, mevcut sözleşmeye ek protokol ile düzenleme yapılabilir. Ancak bu düzenlemenin, önceki sözleşmeyle çelişmeyen ve kamu düzenine aykırı olmayan bir nitelikte olması gerekir. Aksi takdirde sözleşmenin ilgili hükmü geçersiz sayılır ve söz konusu mal, kanuni düzenlemeye göre tasfiye edilir.

Uygulamada Evlilik Sözleşmesi Nasıl Sorunlara Yol Açabilir?

Evlilik sözleşmesi, yanlış hazırlandığında veya hatalı uygulandığında ciddi hukuki sorunlara yol açabilir. https://cozumavukatlik.com.tr/ Özellikle sözleşmede kullanılan dilin muğlak olması ya da belirli kavramların açıkça tanımlanmamış olması, taraflar arasında yorum farklılıklarına neden olabilir. Bu tür durumlar, boşanma aşamasında mal rejiminin tasfiyesini daha karmaşık hale getirebilir ve yargılama sürecini uzatır.

Bir diğer sorun, sözleşmenin taraflardan birinin baskısı altında yapılmış olmasıdır. Her ne kadar noter huzurunda imzalanan sözleşmeler hukuken geçerli sayılsa da, baskı ve zorlama iddiası varsa, bu durum yargı önünde değerlendirilebilir. Özellikle ekonomik veya duygusal açıdan güçlü bir eşin, diğer eşi sözleşmeye ikna etmesi durumunda, eşitlik ilkesi ihlal edilmiş sayılabilir. Uygulamada bu tür durumlar mahkemeler tarafından dikkatle incelenmekte ve gerektiğinde sözleşme hükümleri iptal edilebilmektedir.

Son olarak, sözleşmenin güncellenmemesi veya yeni edinilen malların sözleşme kapsamında değerlendirilmemesi, gelecekte mülkiyet ihtilaflarına neden olabilir. Örneğin, evlilikten sonra alınan bir arsanın kimin malı olduğu konusunda açık bir hüküm yoksa ve arsa taraflardan yalnızca birinin adına kayıtlıysa, diğer eş bu mal üzerinde hak iddia etmekte zorlanabilir. Bu tür sorunların önüne geçmek için sözleşmenin belirli aralıklarla gözden geçirilmesi tavsiye edilir.

Evlilik Sözleşmesi ile Miras Hakkı Etkilenir mi?

Evlilik sözleşmesi, doğrudan miras hakkını ortadan kaldırmaz ancak mirasın paylaşımı üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türk Medeni Kanunu uyarınca eşlerin birbirlerine karşı olan mal rejimi ilişkisi, miras ilişkileriyle birlikte değerlendirilir. Evlilik sözleşmesiyle belirlenen mal rejimi, eşin sağ kalması halinde miras payının nasıl hesaplanacağı konusunda belirleyici olabilir.

Örneğin, mal ayrılığı rejimi seçilmişse ve eşlerden biri vefat ettiğinde malvarlığı tamamen kendi üzerine kayıtlıysa, sağ kalan eş sadece yasal miras payını alabilir. Oysa edinilmiş mallara katılma rejiminde, önce mal rejimi tasfiyesi yapılır ve ardından kalan kısım miras olarak değerlendirilir. Bu nedenle hangi mal rejiminin seçildiği, eşin mirastan alacağı payı doğrudan etkiler.

Bununla birlikte evlilik sözleşmesiyle bir eşin tüm mallarının kişisel mal sayılacağı hükme bağlanmışsa, bu durum sağ kalan eşin miras payını da azaltabilir. Çünkü edinilmiş mal olarak değerlendirilecek mal miktarı azalacağından, mal rejimi tasfiyesi sonucu alınacak değer de düşer. Bu gibi durumlar özellikle ikinci evliliklerde ya da çocukların başka evliliklerden olduğu aile yapılarında daha belirgin hale gelir ve miras ihtilaflarını beraberinde getirebilir.

Sonuç: Evlilik Sözleşmesi Sadece Bir Formalite Değildir

Evlilik sözleşmesi, yalnızca bir imzadan ibaret değildir; tarafların geleceğe dair ekonomik ilişkilerini hukuk çerçevesinde şekillendirmelerini sağlayan bir araçtır. Özellikle malvarlığı farklılıkları olan, riskli mesleklerde çalışan ya da daha önce evlilik yaşamış bireyler için bu sözleşme, ciddi bir koruma sağlar. Ancak bu koruma, ancak dikkatli, hukuka uygun ve her iki tarafın menfaatlerini dengeleyen bir düzenleme ile mümkün olabilir.

Sözleşme hazırlanırken, yalnızca bugünkü malvarlığı değil, gelecekteki edinimler ve muhtemel senaryolar da göz önünde bulundurulmalıdır. Her yeni mal alımı, gelir kaynağı ya da borç ilişkisi, sözleşmenin kapsamı içinde ya da dışında kalabilir. Bu nedenle sözleşme sabit değil, ihtiyaç halinde güncellenebilecek esneklikte tasarlanmalıdır. Aksi halde sözleşme amacına ulaşamayabilir ve taraflar arasında daha büyük sorunlara yol açabilir.

Kimi zaman, evlilik sözleşmesi yapılması taraflar arasında güven sorununa işaret eden bir durum gibi algılansa da, aslında temelinde güveni kurumsallaştıran bir yapı sunar. Hukuki sınırlar ve ekonomik rollerin net tanımlandığı bir evlilikte, belirsizlikler ve muğlaklıklar azalır. Ancak bunun sağlanabilmesi, sözleşmenin uzman bir hukukçu tarafından, tarafların özgür iradesiyle ve şeffaf biçimde hazırlanmasına bağlıdır. Her çiftin hukuki yapısı ve yaşam planı farklıdır; bu nedenle standartlaştırılmış bir evlilik sözleşmesi her zaman yeterli olmayabilir.

 

MANSET_ALTI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı
ICERIK_ARASI Reklam Alanı
MOBIL_UST Reklam Alanı
MOBIL_ALT Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı