banner1

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

“Akan suyu severim ben
Işıldayan karı severim
Bir yeşil yaprak
Bir telli böcek
Yeşeren tohum
Güneşte görsem
Sevinç doldurur içime
Bir günü
Güzel bir günü
Güneşli bir günü”
Necati Cumalı

Güneşli havalarda doyasıya gezmek, yağmurlu günlerde yağmur altında ıslanarak yürümek. Karlı havada beyazlığın temsil ettiği saflık ve masumiyet. Bütün bunlar insan ruhunu derinden etkileyen ruhsal olaylardır. Sisli  havada kişinin ruhu daralır ve insan karamsarlığa kapılır. Çoğu insan kötü havalarda evden dışarı adım atmak istemez. Kendini yorgun, enerjisi bitmiş bir halde hisseder.  Bunun temel sebebi aslında hava değildir, renklerin ruha olan katkısıdır. Bu katkı kimi zaman insanı neşelendirirken kimi zaman da karamsarlığa itebilir.

Sis, görüş mesafesini düşüren bir hava olayıdır. Stratüs bulutlarının yerde veya yere yakın seviyede oluşması olarak da bilinir.  Sisin kapladığı alan bir anda görünmez olur ve üstten bakılınca bembeyaz bulut kümesi görünür.

Şehri sis kaplayınca yapılacak tek bir şey vardır.

Kafa dengi üç beş arkadaş ile birlikte bir sırt çantası, bir fotoğraf makinesi, bir çaydanlık ve bir de manzarayı izlemek için tırmanılacak bir dağ…

Akdağ, Yünlü ya da halk arasındaki adıyla Atatürk Dağı (2350m) bu iş için harika bir zirvedir. Tırmanması çok zor değildir. Reze Beli’nden başlayan tırmanış, dağın arka yüzünden yani Durak köyü tarafından yaklaşık iki saatlik bir sürede zirveye ulaşılır. Batı tarafında Durak, Huğlu, Beyşehir - Cevizli yolu ve dağların bağrına delinmiş dokuz mermer ocağı manzaralıdır! Kuzeybatı kesiminden Beyşehir Gölü kısmen görünür. Doğu tarafında ise göz alabildiğince Seydişehir manzarası.

Şehir adeta yok olmuş, sisin altında kaybolmuştur. Vadi tamamen sisle kaplıdır.Sanki büyük bir pamuk çuvalına pamuk tıka basa doldurulmuş ta kenarlarında yüksek dağlar görünmektedir.

Akdağ’da parkur boyunca su kaynağı bulunmadığı için suyu çantanızda aşağıdan yukarıya taşımanız gerekmektedir. Akdağ’ın en güzel yanı manzarası ve bol yakacağıdır. Burada Küpe Dağı gibi yakacak sıkıntısı çekmezsiniz.  Bol miktarda kurumuş ardıç vardır. Ateş rahatlıkla yakılır. İki saatlik tırmanıştan sonra, en güzel manzaraya karşı ocak yapılır, çaydanlıklar asılır veşehre karşı yorgunluk atılır.

Bu manzarada yapılacak en güzel şey, manzaraya karşı çayın tadını çıkarmaktır. Ardıç kokulu isli çaydanlıktan bardağın biri dolar biri boşalır. Bazen kelimeler kifayetsiz kalır. Sözcükler yerini suskunluğa bırakır, çıtır çıtır yanan ardıç ağaçlarının kokusunda çaylar yudumlanır. Anı ölümsüzleştirmek adına birkaç kare fotoğraf ile sisli bir Seydişehir hafızasına not düşülür.

Biz şehirde sisin içinde kaldık, göz gözü görmüyor da orda hava günlük güneşlik mi?

-Yükseklere çıktıkça sisler dağılır, görüşün netleşir Mevlüt !

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner102

banner106