24 Mayıs 2026, Pazar
22:14
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

 

Konyaspor taraftarı sabah 09.00-10.00 arasında yolculuğa başladı. Büyük umutlar, büyük hayaller… Binlerce Konyasporlu düştü yollara. Biletler 10 dakika gibi kısa bir sürede tükenmiş, 2. kez Türkiye Kupası’nı müzeye götürmek için güzel bir heyecan başlamıştı.

Benim de içinde bulunduğum Seydişehir grubunu taşıyan otobüs, Serik yakınlarında arızalandı. Otobüslerin bakımının yapıldığı küçük bir sanayi sitesi bulduk. Orada bizi stadyuma götürebilecek başka bir otobüs bulundu. Fakat o otobüs de daha bir tur atmadan arızalandı.

Konyaspor Kulübü’nün yoğun taraftar grubu giderken herhangi bir olumsuzluk yaşanırsa diye bir otobüsü boş olarak yola çıkarması büyük incelikti. Ancak sorun otobüste ve şofördeydi. Önce atılan konumu bulamadılar. Sonra otobüse bindik. Antalya sıcağını anlatmama gerek yok sanırım. Otobüsün kalorifer sistemi kapanmıyordu, klimaları ise arızalıydı. İçerinin durumunu tahmin edebilirsiniz.

Bitti mi? Hayır…

Yaşlı bir amcamız ve yanında muhtemelen eşi olan bir hanımefendi vardı. Bu sıcak ortamda otobüs 20-30 km hızla ilerliyordu. Akşam iş çıkışı trafik de sıkışınca yoğun bir buhranın ardından kontrol noktasına ulaşabildik.

Emniyet güçlerimize rica ettim. Şoförümüzün bu şartlarda bizi maça yetiştiremeyeceğini, eskortluk yaparak yardımcı olup olamayacaklarını sordum. Sağ olsunlar, çok nazik bir şekilde yardımcı olacaklarını söylediler.

Bitti mi? Yine hayır…

Polisler yolu açıyordu fakat boş yolda bile şoförümüz bir türlü ilerleyemiyordu. Yani 45-50 kilometrelik yolu yaklaşık 4 saatte gidebildik. Stadyumu görünce koşarak daha hızlı gideceğimizi düşünüp otobüsten indik. Maçın 5. dakikasında nihayet stadyuma girebilmiştik.

Burada bir de öz eleştiri yapmak istiyorum. Batı tribününe beyaz, kuzey tribününe yeşil tişörtler bırakılmıştı. Bu tişörtlerin maliyeti belki 100, belki 200 TL’ydi. Her koltuğa bir tane bırakılsa da insanlar giymese bile hatıra olarak saklasın diye. Mesela ben hâlâ yaklaşık 10 yıl önce ilk kupa finalinde dağıtılan tişörtü saklıyorum. Neden satılan bilete göre dağıtmıyorsunuz? 

Bir selam da güvenlik güçlerimize verelim. Şimdi bir bilet sattıysanız oraya taraftar gelir. Güvenlik gerekçesiyle o bölgeyi boş bırakıp taraftarı dar koridorda telefonundan maç izlemek zorunda bırakıyorsanız bu sizin ayıbınızdır.

Bütün olumsuzluklara rağmen stadyumların büyülü atmosferi, takımınızı sahada gördüğünüz anda her şeyi unutturuyor. Meşaleler yanıyor, besteler söyleniyor… Tam bir final havası vardı. Konyaspor taraftarı sahanın tek hâkimiydi.

Karşılaşmanın ilk yarısında Trabzonspor, Konyaspor’a top oynatmadı diyebiliriz. Ancak yenilen gol dışında da fazla pozisyon verilmedi. Genelde ikili mücadele şeklinde geçen bir ilk yarı izledik.

Fakat taraftar desteğini arkasına alan Konyaspor, ikinci yarıda adeta şiir gibi top oynadı dersek yanlış olmaz. Baskıyla önce gol bulundu, hemen ardından penaltı kazanıldı. İşte maçın kırılma anı buydu. Çünkü Trabzonspor öyle bir bocalamaya başlamıştı ki penaltı gol olsa bambaşka bir maç izleyebilirdik.

Penaltı anında Muleka topu aldı. Bardhi yanına geldi ve kullanmak istedi. Önce Muleka ısrarla atmak istediğini söyledi. Belki kenardan gelen talimatla, belki oyuncular arasındaki konuşmayla sonunda topu Bardhi aldı.

Penaltı kaçabilir. Futbolun içinde var. Ama böyle finallerde hataların telafisi zor olur. Direkten dönen top sonrası Onana’nın kurtarışıyla pozisyon kaçtı. Trabzonspor ise adeta küllerinden doğdu. Tribünleri canlandı. Konyaspor kısa süreli bir bocalama yaşadı ve ardından Trabzonspor penaltıyı kazandı. Onlar hata yapmadı ve golü buldu.

Son saniyeye kadar Konyasporlu oyuncular ellerinden geleni yaptı ama olmadı.

Bazı oyuncuların bazı maçlarda şansı tutmaz. Bardhi de dün çok şanssız bir gündeydi. Yenilen gollerde payı vardı, çok top kaybetti, üstüne bir de penaltı kaçırdı. Trabzonspor’un eski oyuncusu olması nedeniyle maçı sattığı yönünde ağır eleştirilere maruz kaldı. Ben bunu tamamen talihsizlik olarak görüyorum.

Final kaybetmenin acısı büyüktür. Trabzon’da da olsa Konya’da da olsa böyle olurdu. Bu maçın stresi bir hafta, on gün daha yaşanır.

Benim nezdimde hesapta olmayan büyük bir başarı elde edilmiştir. Kupa finaline kadar sadece 1 gol yiyen bir takım bize bu gururu yaşattığı için ancak alkışlanır.

Gönül isterdi ki bir Avrupa macerası daha olsun. Ama olmadı. Bu çocuklar buraya kadar gelerek neleri başarabileceklerini hepimize gösterdi. Yeni sezona daha umutla bakmamızı sağladı.

Sözün özü; penaltılarla finale geldik, penaltıyla kupayı kaybettik.

Ancak burada Halil Umut Meler’den de bahsetmek gerekiyor. Türkiye’de başka hakem kalmamış gibi yine son Trabzon maçındaki hakemin verilmesi gerçekten şaka gibiydi.

“Sonuca etki eden bir hatası oldu mu?” diye sorabilirsiniz. Futbol oynayan herkes bilir ki hakemin üst üste verdiği küçük kararlar bile saha içindeki oyuncuların inancını etkiler. Bu Trabzonspor için de böyledir, Konyaspor için de.

Sonra da “Neden Dünya Kupası’na hakem gönderemiyoruz, neden Avrupa’da boy gösteremiyoruz?” diye yakınırız. Ülkenin ikinci büyük kupasında İstanbul takımları olsa eminim yurt dışından hakem getirirdiniz.

Her şeye rağmen kupanın Anadolu’da kalması güzel bir duygu.

Trabzonspor taraftarına küçük bir tavsiyede bulunmak gerekirse biraz daha beste öğrenebilirler. Çünkü “Bordo mavi, bize her yer Trabzon” dışında pek bir şey duyamadık. Konyaspor tribünleri ise muazzamdı. Bu tribünler Avrupa’da ya da İstanbul takımlarında olsa günlerce konuşulurdu.

Aslında iki takım da kaybetmeyi hak etmedi. Gönül isterdi ki iki kupa olsun; biri Trabzon’un, biri Konya’nın… Ama futbol böyle. Bir taraf sevinecek, bir taraf üzülecek. Bana göre iki takım da bu sezona hem ligde hem kupada damga vurdu.

Trabzon taraftarları emniyet güçlerinin kendilerini beklettiğini, Konyalıların ise şehir gezdiğini iddia etti. Ancak böyle bir durum söz konusu değil. Bekleme noktaları farklı olsa da Konyaspor taraftarları da maç saatine kadar bekletildi.

Bireysel giden taraftarların gezdiğini biliyoruz fakat emniyetin şahsi araçlarla gelen taraftarları alıkoyma gibi bir uygulaması yok.

Maç bitti. İlk yola çıktığımız otobüs tamir edilmişti. Fakat bu kez de havalandırma sistemi arızalıydı. Giderken sıcaktan bunalan taraftar, dönüş yolunda adeta donarak dönmek zorunda kaldı.Yol çileydi, final hüzün… Ama sevda aynı sevda.

Maçın sözü: Bu şehir kupadan önce formasına âşık.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı