"Beyin ameliyatı olacaksınız ama sizi uyutmayacağız."
Bu cümleyi duyan çoğu hasta önce yanlış anladığını sanıyor. Sonra doğru anladığını fark edince tüm soruları tek bir noktada düğümleniyor: Neden?
Parkinson, esansiyel tremor veya distoni gibi hareket bozukluklarında uygulanan beyin pili ameliyatı — tıbbi adıyla derin beyin stimülasyonu — gerçekten de büyük ölçüde hasta uyanıkken yapılıyor. Bu bir tercih değil, ameliyatın başarısının neredeyse zorunlu koşulu.
Beyin ağrıyı hissetmez
Bunu bilmek her şeyi değiştiriyor.
Beyin dokusu, ağrı sinyallerini ileten sinir uçlarına sahip değil. Yani kafa derisi uyuşturulduğunda ve kafatasına küçük bir delik açıldığında hasta hiçbir şey hissetmiyor. Ameliyat boyunca konuşabiliyor, sorulara cevap verebiliyor, elini hareket ettirebildiğini gösterebiliyor.
Nitekim ameliyat olan pek çok hasta sonradan "doktorlarla sohbet ederek ameliyat oldum" diyor. Kulağa tuhaf geliyor ama yaşayanlar için çoğunlukla sandıklarından çok daha sakin bir deneyime dönüşüyor.
Peki cerrah neden hastanın uyanık olmasını istiyor?
Cevap milimetrelerde saklı.
Beyin pili elektrotlarının yerleştirileceği hedef bölgeler — Parkinson'da genellikle subtalamik çekirdek — birkaç milimetre boyutunda noktalardır. MR görüntüleri bu noktaları önceden belirlemek için kullanılıyor ama beyin dokusu ameliyat sırasında hafifçe kayabiliyor, koordinatlar değişebiliyor.
İşte tam burada hastanın uyanık olması devreye giriyor.
Cerrahlar, beyne yerleştirilecek elektrotları en doğru noktaya gönderebilmek için hastaların uyanık olmasını tercih ediyor — hedeflenen alanlar beyinde derin bölgelerde ve yalnızca birkaç milimetre boyutunda. Elektrotlar bir iki milimetre farklı bir yere giderse beklenen sonuç alınamıyor.
Bunun için "mikroelektrot kayıt" adı verilen bir yöntem kullanılıyor: her hücrenin elektriksel sesi tek tek dinleniyor, Parkinson'da anormal aktivite olan bölge hata payı olmadan saptanıyor. Ardından düşük akım verilerek hastanın titremeye, yan etkilere tepkisi anında gözlemleniyor. Gerekirse milimetrelik düzeltmeler yapılabiliyor.
Bunu uyku altında yapmak mümkün değil.
Ameliyat nasıl ilerliyor, adım adım
Sabah hastanın başına "stereotaktik çerçeve" denilen metal bir başlık takılıyor. Görüntüsü biraz korkutucu ama beyin MR ve tomografi görüntüleriyle üç boyutlu hedef koordinatları bulmaya yarıyor.
Sonra ameliyathane. Kafa derisi uyuşturuluyor, 50 kuruşluk bozuk para büyüklüğünde iki küçük delik açılıyor. İnce elektrotlar yavaşça berine ilerletiliyor. Bu süre boyunca ekip hastayla konuşuyor — "elinizi açıp kapatır mısınız", "titreme durdu mu", "bir şey hissediyor musunuz" gibi sorular.
Ameliyatın büyük bir kısmında hasta hekimleriyle konuşuyor, sohbet ediyor. Esasen beyin pili elektrotlarının beyne yerleştirilmesi sırasında hastaların hissettiği ilk iyilik anı da o zaman başlıyor — ve ameliyat esnasındaki o ilk tebessüm de o anda beliriyor yüzlerinde.
Elektrotlar yerine oturduğunda hasta genel anestezi altına alınıyor. Göğse pil yerleştiriliyor, bağlantılar yapılıyor, cilt kapatılıyor. İşlem tamamlanıyor.
Ameliyat sonrası ne oluyor?
Pil hemen açılmıyor. Beynin biraz dinlenmesi, operasyonun yarattığı hafif ödemin çekilmesi için 2–4 hafta bekleniyor.
Sonra programlama başlıyor — ve bu aşama cerrahinin kendisi kadar önemli. Dışarıdan kumandayla frekans, şiddet, süre ayarları yapılıyor. Hastanın şikayetlerine göre ince ayar çekiliyor. Bu süreç birkaç hafta ile birkaç ay arasında sürebiliyor.
İlaçlar hemen bırakılmıyor. Amaç ilaçları tamamen kesmek değil, dozunu ve yan etkilerini azaltmak. Hastaların büyük çoğunluğu ilaç dozunu önemli ölçüde düşürüyor ama düşük dozda da olsa ilaca devam edebiliyor.
Herkes bu ameliyata uygun mu?
Hayır — ve bu soruyu sormak çok önemli.
Genel olarak uygun adaylar şunlar:
- En az 4–5 yıllık Parkinson tanısı olanlar
- Levodopa ilacına hâlâ yanıt verenler — bu kritik çünkü sistem de benzer mekanizma üzerinden çalışıyor
- İlaçlara rağmen ciddi "açık-kapalı" dalgalanması yaşayanlar
- Yüksek dozun yarattığı istemsiz hareketlerden (diskinezi) muzdarip olanlar
Öte yandan ileri düzey demans, levodopaya hiç yanıt vermeme ve kontrol altına alınamayan psikiyatrik sorunlar ameliyatı önerilmez hale getiriyor.
Karar tek bir doktora ait değil. Nörolog, beyin cerrahı, psikiyatrist ve nöropsikologdan oluşan ekip hastayı birlikte değerlendiriyor.
Sonuç ne kadar iyi?
Titreme olan hastalarda sonuçlar genellikle çarpıcı. Ameliyat masasında, elektrot doğru noktaya ulaştığı anda titremenin durduğunu gören hastalar var. Yıllardır kaşık tutamayan, yazı yazamayan, bağımsız yürüyemeyen kişiler bu kabiliyetlerini yeniden kazanıyor.
Her hasta aynı sonucu almıyor — hastalığın evresi, tipi ve genel sağlık durumu belirleyici. Ama doğru seçilmiş bir hastada, deneyimli bir ekiple yapılan ameliyatta yaşam kalitesindeki değişim çoğunlukla hem hasta hem de yakınları için beklenenden büyük oluyor.
Beyin pili ameliyatının nasıl yapıldığı, kimlere uygulandığı ve ameliyat öncesi-sonrası süreç hakkında kapsamlı bilgiye Prof. Dr. Erdinç Özek’in derin stimülasyon sayfasından ulaşabilirsiniz.
Kaynaklar
- Prof. Dr. Erdinç Özek — Derin Beyin Stimülasyonu. https://drerdincozek.com/hizmetler/derin-beyin-stimulasyonu/
