İSTANBUL – Türkiye’nin lokomotif sektörleri olan inşaat, otomotiv ve makine imalatında son dönemde "S235JR" fırtınası esiyor. Mukavemeti ve ekonomik yapısıyla bilinen bu yapı çeliği, sadece ana taşıyıcı sistemlerde değil, estetik ve fonksiyonel pek çok ara mamulde de başrolü oynamaya başladı. Uzmanlar, küresel tedarik zincirindeki değişimlerle birlikte yerli üretimdeki S235JR sac kullanımının stratejik bir avantaj haline geldiğine dikkat çekiyor.
"Maliyet ve Performans Dengesi Şart"
Sektör temsilcileri, projelerde maliyet kalemlerini düşürürken güvenlikten ödün vermemenin yolunun doğru malzeme seçiminden geçtiğini vurguluyor. Özellikle kaynaklanabilirliği yüksek ve şekil vermesi kolay olan bu materyal, mühendislik çözümlerinde ilk sıraya yerleşmiş durumda. Piyasada güvenilir tedarik noktalarına ulaşmak isteyen profesyoneller, S235JR sac standartlarını yakından takip ederek projelerini optimize ediyor.
Yüzey Kalitesinde HRP Farkı
Sadece dayanıklılık değil, aynı zamanda pürüzsüz bir yüzey bekleyen imalatçılar içinS235JR sac türevleri yeni bir standart belirliyor. Asitlenmiş ve yağlanmış (HRP) seçeneklerin, lazer kesim ve büküm operasyonlarında fire oranlarını ciddi oranda düşürdüğü biliniyor. Bu durum, seri üretim yapan fabrikalarda hem zaman hem de işçilik tasarrufu sağlıyor.
Çatı Sistemlerinde Yeni Dönem
Yapı sektörünün dış cephe ve üst örtü grubunda da hareketlilik sürüyor. Hafifliği sayesinde binaların ölü yükünü azaltan, korozyon direnciyle ise yıllara meydan okuyan S235JR sac uygulamaları, modern mimarinin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Özellikle geniş açıklıklı endüstriyel tesislerin çatılarında bu malzemenin sunduğu statik avantajlar, yatırımcıların yüzünü güldürüyor.
Sektör analizleri, önümüzdeki çeyrekte de bu kalite grubuna olan talebin artarak devam edeceğini öngörüyor. Sanayiciler için "en doğru sac" arayışı, teknik özellikler ve ulaşılabilirlik ekseninde şekillenmeye devam edecek.
