grandbetting

Turgut KARABACAK

Yeni yaşım

Zaman ne zalim ne acımasız… Yaşam bi o kadar telaşeli  ve başı duman duman.  Bir kelebek kanadının dokunuşuyla devriliyor domino taşları, yere düşen ilk takvim yaprağı eritiyor zamanı bir bir.

Farkında olarak ya da olmayarak hayatın rengi bulaştı yüzüme. İzler bıraktım geçtiğim yollarda.  Dönüp ardıma bakmadım.

Bir deste bir deste daha. Ve dördüncü bir tanesi. Annemin doğan ikinci yaşayan ilk çocuğu olarak gözlerimi açmışım hayata.  Annem, sen  zemheride doğdun  derdi . Belki de bu yüzdendir kış mevsimini bu kadar çok sevmem. İlk zemherinin üzerinden geçen kırk yıldı bu yaşım.  Kırk zemheri, kırk ayaz.. Ortada titrek bir  mum ışığı etrafında zaman. İyi ki doğmuşum ben.

Kırk… Yazıyla da sayıyla da tumturaklı bir yaş.  Geçip giden ömürde hırçın dalgaların dinginleşip, ateşin yakmadığının öğrenildiği bir yaş. Verdiğin kıymetten çok, kıymet verdiğin kişiyi irdelediğin bir yaş. Yaptıklarından çok yapamadıklarında aklının kaldığı, keşkelerin  pişmanlığa dönüştüğü bir durak.  Bir küfeye sırtlayıp hayalleri yaşamın girdabında kaybolacağın bir yaş.

HenriBergson zaman kavramını irdelerken insanın geçmişi, geleceği ve şimdiki zamanı aynı anda yaşadığını savunuyordu bir asır evvel. Sonbaharda açmış güz çiğdemleri, baharın müjdecisi kardelen. Resimselciliğintemsilcilsi şiir gibi bir fotoğraf. Sayısal teknolojinin yirmi beşinci karesinde bonus saçlar.   Bellekti her anı taşıyan, belleğinde var olan her düşünce, eylem ve tecrübe her an senleydi. İşte aynı buydu hissettiğim.

Yeni bir desteye, yeni bir bahçeye girerken kendimi yeni hissetmeyişim, üzerimdeki tarifsiz dinginlik bu yüzden. Çünkü kırk! Her şeyi bildiğin,  hiçbir şeyden korkmadığın bir yaş.

Hoş geldin yeni yaşım. Heveslerim, umutlarım, mutluluklarım..

Diğer Makaleler