İLAHİYATÇI YAZAR B.ZEHRA KUBİLAY

Şimdi Ey Talip, senin İsmail’in kim?

 

Kurban ibadeti neyi, ne için yaptığını bilmenin,  amelin zahirinde boğulmamanın en güzel timsallerindedir.

 Çünkü kurban bir işarettir. Allah bize bir meselle anlatmıştır bu işareti , anlayabilene dersler ve emirler vermiştir..

Allah Hz. İbrahim’den oğlunu istedi. Oğlu Allah’ın emrine boyun eğdi. Hz. İbrahim emri yerine getirmek için yöneldi. Ve Allah bu baba oğlu bir koç ile müjdeledi. Çünkü bu ancak bir imtihandı. (Saffat 102-106)

Zaman geçti.. Uzun asırlar.. Şimdi Ey talip sen İbrahimsin… Koçun bahçede bağlı peki ya İsmail’in…

Ey talip İbrahim'sin dedim bu kuru bir söz değildi elbet..

Şimdi önce sağına ve soluna sonra içine bak İsmail’in nerede, İsmail’in kim, İsmail’in ne…

Makamın mı ? Onurun mu?  Hocan  mı ? Mesleğin mi ? Paran mı?  Otomobilin mi?  Sevgilin mi?  Ailen mi? İlmin mi? Adın mı? Canın mı?  Ruhun mu?  Gençliğin mi?  Güzelliğin mi? …. Hangisi? Çünkü İsmail’in her şey olması mümkün..

Peki Rabbim bilmiyor mu senin İsmail’ini.. İnsanla Allah arasında mesafe yoktur. Çünkü “ Allah insana şah damarından daha yakındır.(Kaf-16)

Peki Allah niye İsmail’ini istedi Peygamberinden. Aslında oğlunu boğazlaması bu isteğin sadece zahiriydi , özü başkaydı. Rabbim Hz. İbrahim’den içindeki İsmail sevgisini boğazlamasıydı istiyordu. Öz ancak buydu. İşte bu yüzden kurban zahirinde boğulmadan özüne inilmesi gereken bir ibadetti.

Hayattaki en kuvvetli bağın Allah’a olması ve buna engel olan diğer bağların koparılması için bir emir lazımdı . Ve Rabbim asırlarca hafızalardan çıkmayacak bir meselle bu emri gönderdi. Emri ilk alanın yasadığı ağırlığı yaşamıyorsak , onun vazgeçişi gibi vazgeçemiyorsak gerçekten kurban kesmiş oluyor muyuz sizce de …

Verilen mesajda şüpheye düşmek şeytanidir. Çünkü mesajdan şüphe etmek ancak şeytanın işidir. Evet, Allah mesajında Hz. İbrahim’den, İsmail’ini istemişti. Mesaj buydu ve netti. Ya Rabbinin mesajına uyacaktı İbrahim ya da mesajdan şüphe edip şeytana çünkü başka bir yolu yoktu bu halin.. ve evet yaşlı İbrahim yaşamalı genç İsmail ölmeliydi emir buydu .. ve iblis evlat sevgisini bile kötüye kullanıp. Hz. İbrahim’i ikna etmek istiyordu. “Şüphesiz, mallarınız ve çocuklarınız birer fitnedir. “ (Enfal- 28)

Hz. İbrahim emre uyuyordu. Gelen Rabbindendi. Oğlunun boynu önünde bıçağı taşa sürtüyordu. Bıçağı daha da keskinleştirip canının acımasına engel olmak istiyordu. Allah’ın Peygamberi İbrahim evlat sevgisini ancak böyle gösterebiliyordu. Ama bıçak kesmiyordu.. Evet kesmiyordu çünkü İbrahim İsmail sevgisinden vazgeçtiğinde İsmail tekrar onun oluyordu… Ve insan kurban etmek ebediyen yasak oluyordu..

Şimdi Ey Talip, senin İsmail’in kim?

Kimsenin bilmesine gerek yok bunu; sen bilmelisin bir de Allah.

Seni hak mesaja karşı kulağını sağırlaştıran, anlayışını ve aklını bozan , kalbini katılaştıran , İmanına karşı isyana sürükleyen , seni kaçmaya sevk eden , hakikat için çalışmana engel olan , kurbanını koruyan şey İsmail’in özellikleridir.

Şimdi İsmail’ini seç ve kurban et .. Kurban et ki kestiğin kurban seçtiğin için kabul olsun ..

Koyunu İsmail’e karşı kesmek “kurban kesmek”tir.  Koyunu öylesine kesmek ise “kasaplık”tır.

Şimdi İbrahim olmaya niyet etmekte , Kasap olmayı seçmekte senin elinde kardeşim..

Kurbanın bayram olması duası ile..

Diğer Makaleler