SAVUNDUĞUN HAYATIN NE KADARINI YAŞIYORSUN?

Sena ÖZKAN GÜNTÜRK

26-03-2018 15:35


Bilirsiniz ki, insanın kendi doğrularına ve inançlarına yaptığı çömertlik, onu ne kadar yaşayıp yaşamadığından geçer. 
Yani bu bir yaşayıp yaşatmak meselesidir, bir şeyi tamamen yaşamadan onu başkalarının hayatında yaşatamazsınız.
Mesela yere çöp atan birini atmaması konusunda uyarıp daha sonrasında arkanızı döndüğünüzde siz yere çöp atarsanız bir dahaki ikazınızda kimse sizi dinlemez.

Önerileriniz ve ya savunduğunuz fikirleriniz her neyse önce sizin onu tamamen idrak edip yaşamanız gerekmektedir. Bu aynı bir öğretmenin ya da toplum içinde hitap eden bir önderin sözleri gibi olmalı. İnsan beyni sadece söze tamah etmez, o söze ait eserleri karşısındaki önder den görmek ister. Şayet ikisi birbirinin zıddı ise, bu konuşma hiç bir işey yaramaz.

Belli bir algı vardır"Benim dediğimi yap ama yaptığımı yapma." Tamamen yanlış algı yaratılmaktadır. Ne için sadece sözler dinlenilmeye ama eylemler göz ardı edilme isteği öne sürülmüştür. Doğru sadece duyanın doğrusu mu oluyor, söyleyen neden yanlış eylemler ile kendisini tatmin ediyor.

Halbuki bir çok sempozyum ve hitap etme etkinliğine katılan hitapçıların çoğu bir sürü vaadler ile gelir topluluğunun karşısına. Gün bitiminde bakarsınız da o söylenenler hiç te söyleyenin hayatına zerre kadar uğramamıştır.

Bu bir doktorun "Sigara zararlı kesinlikle içmeyin" deyip içmesi gibi, yada bir imam'ın "Namaz kılın" deyipte onun kılmaması gibi. Bir Anne bile evladına yalan söylemenin tüm kötülük ve zararlarını anlattığında, şayet o çocuk bir kaç gün sonra Annesinin yalanı yakalıyorsa işte o güven bitmiş ve ömür boyu sizin ona vereceğiniz öğütlerde bir şey ifade edecek değildir.

Bu bir tür karşılıklı eylemdir, bir şeyleri yapmadan karşı taraftan yapılmasını bekleyemezsiziniz. Hayvanlara zarar verip, hayvanları koruyun diyemezsiniz. Ya da bir polis olup mazlumları koruyacağınıza dair söz verip, onları ezemezsiniz. Bir Adam ailesini koruyacağına dair söz verip onları dövüp öldüremez bu bir tür psikolojik algı yaratma ya kasıtlı yalan veya iyi bir izlenim sağlayıp her kötülüğü yapmaktır. 

Ki bu dünya da bu şekilde bir yerlere gelen çok fazla insan mevcuttur. Zira doğruları söylemek, anlatıp çğütlemek kolaydır da yaşamak o kadar kolay gelmez insana. Bugünlerde doktorların bir çoğu hali jazırda sigara ve alkol içip hastalarına bunu yasaklamakta. Bunun aksini idda edebilirmisiniz? Avukatlar esas doğruyu savunması gerekirken kimi zaman bir yalancıyı savunmaktadır. 

Biz bu listeyi uzatabiliriz, zira bir okadar örnekler mevcuttur. Dememiz o ki, bazı şeyleri yaşamadan yaşatamazsınız. Doğrular sadece söylemekle kazanılmaz, yaşamakla ve anlatmakla kazanılır.

 

Diğer Yazıları