grandbetting

ALİ ERKAN KAVAKLI

Kur’an ilhamıyla yazan şair

Milli Eğitim Bakanlığı 20-27 Aralık günlerini Mehmet Akif Haftası ilan etti, etmekle çok iyi etti. Edebiyatçı yazar Mustafa Duran ile kolları sıvadık, Safahat’ı ve Akif’in eserlerini taradık, gençlerin Akif’ten öğrenmesi gereken erdemleri ve değerleri anlatan biyografik bir kitap kaleme aldık. 

Mehmet Akif kendisini çok iyi yetiştirmiş, yeteneklerini geliştirmiş bir şairdi, güzel ahlaklı ve erdemli bir insandı. O her şeyden önce Kur’an Müslümanı idi. Kutsal kitabımızın Müslümanlara yol göstermesini istedi. Asım’ın nesli adını verdiği idealist bir nesil yetiştirmek istedi. Hayatı, idealist gençliğe adanmış güzel bir örnektir. Herkese örnek olabilecek güzel bir hayat yaşadı. Kur’an ezberledi ve manasını hayatına tatbik etti. Kur’an’ın okunmasını ve Asım’ın nesline ilham kaynağı olması gerektiğini söyledi:

“Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, 

Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı...” 

Mehmet Akif ikiyüzlülük nedir bilmezdi, kimseyi aldatmadı, dostlarına karşı son derece vefalıydı. Güzel ahlakın önemini şöyle ifade etti:

Sade bir sözdür fakat hikmetlerin en mücmeli, 

Bir halas imkânı var: Ahlakımız yükselmeli…” 

İmanı güçlü, inancı sağlam olanlar ancak güzel ahlaka önem verir. Bu konuda şunları söyledi:

Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır; 

Fazilet hissi insanda Allah korkusundandır!

Yüreklerden çekilmiş fark edilsin havf-ı Yezdan’ın;

Ne irfanın tesiri kalır, billahi, ne vicdanın.

Zor zamanlarda yaşadı. Gözünün önünde 6 asır yaşayan Osmanlı çınarı devrildi. Balkan Savaşları gördü, baba yurdu Arnavutluk’un elimizden çıkışına şahit oldu, Birinci Dünya Savaşı felaketini yaşadı, asla ümitsizliğe kapılmadı. Yeniden dirilişe inandı ve şöyle haykırdı:

 “Âtiyi(gelecek) karanlık görerek azmi bırakmak;

Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak… 

Dünyada inanmam hani görsem de gözümle, 

İmanı olan kimse gebermez bu ölümle…

Ey dipdiri meyyit (ölü), iki el bir baş içindir; 

Davransana, eller de senin baş da senindir!.. 

Sahipsiz olan bir memleketin batması haktır, 

Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!..”

Kurtuluş Savaşı’na katıldı, Anadolu’yu karış karış gezdi; Balıkesir, Kastamonu, Konya gibi illere ve cephelere gitti, milletimize milli mücadele ruhu verdi, İstiklal Savaşı’nın kazanılacağına halkımızı inandırdı: 

“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez; 

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez!..”

Yunan ordusunun Polatlı’ya kadar geldiği, herkesin ümidini yitirdiği günlerde bile ümit ve heyecanını asla kaybetmedi; milletimize cesaret ve şevk verdi:

“Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak!...

Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım,

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım.

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”

Allah’ın yardımıyla milletimiz İstiklal Savaşı’nı kazandı, iman ve ahlak abidesi şairimiz Mehmet Akif haklı çıktı.

İstiklal Savaşı sonrası iktidara çökenlerle anlaşamadı, İstanbul’a döndü. CHP zihniyeti, İslam şairi Mehmet Akif’in fikirlerine katlanamadı. Başyazı yazdığı Sebilürreşat gazetesini kapattı, gazetenin sahibi Eşref Edip Fergan’ı İstiklal Mahkemesine sevk edip yargıladı. Eşref Edip mahkemede berat etti, fakat gazete çıkarmamak şartıyla serbest bırakıldı. 

İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Akif’in peşine polis taktı, zararlı bir adammış gibi onu takip ettirdi. Öz yurdunda gördüğü bu feci muameleye katlanamayan Akif, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan aldığı Kur’an’ı tercüme etme vazifesini hakkıyla yerine getirebilmek düşüncesiyle Mısır’a gitti, ömrünün sonuna kadar Kur’an tercümesiyle uğraştı.

Zamanın İstanbul Valisi v. Karataban, Safahat’ı toplatıp imha ettirdi. İrtica-906 kod adıyla Akif’i takip ettirdi. 

Aradan yıllar geçti, eserleri yakılan Mehmet Akif, Asım’ın neslinin iktidara gelmesiyle küllerinden doğdu. Safahat ve diğer eserleri yeniden basıldı. Mehmet Akif Ersoy’un adı okullara, camilere, caddelere verildi. 

“Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz; 

Bu yol ki Hakk yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!” diyerek Hakk yolunda yürüyen Akif’in fikirleri yeniden filizlendi, büyüdü, ağaç olup meyveye durdu.

Beyin Vitamini: Ensar Neşriyat arasında çıkan Asım’ın Neslinin Mimarı Milli Şair Mehmet Akif Ersoy isimli kitap, milli şairin hayatını anlatır. Sade bir üslupla yazılan eser, gençlerin anlayabileceği sade bir üslup taşır. Asım’ın neslinin sahip olması gereken erdemleri kuşanmak isteyenlere tavsiye ederim. (İletişim: 0212 491 19 03  www.ensarnesriyat.com.tr )

Diğer Makaleler