Yusuf ÇAKICI?

İSLAM AÇIK BÜFEDİR AL ALDIĞIN KADARINI

Rahman olan, Rahim olan, Settar olan, Ğaffar olan, Ğani olan, Kerim olan, istediği zaman istediğine verme ve alma gücüne sahip olan yüce Allah’ın esmalarıyla bizleri “ İkrabismirabbikellezihalak” “Yaratan rabbinin adıyla oku. İnsanı yapışkan bir hücreden yaratan, emri ile kendisine muhatap edip, namazı ile huzuruna kabul buyuran secde ile kendisine yakınlaştıran dua ile istetip istediğimizi verene binlerce hamtlerselat ve selam gözümün nuru buyurduğu namazı miraçta layık olan ümmetine hediye getiren Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e selat ve selam olsun. Derken, yüce rabbim nefsimizi ve neslimizi kendisine kul, habibine ümmet olarak ameller işlemeyi nasip eylesin.

         Malumunuz olduğu üzere nur içinde yatsınlar atalarımız ne de güzel demişler; dünyanın çivisi çıkmış. Tamam. Peki, sormazlar mı insana dünyanın çivisini kimler çıkardı. Hiiiiç kenara çekilmeyelim dünyanın çivisini maalesef bizler çıkardık?

         Nasıl mı?

         Buyurun…

         Bir yandan İslam’ın azılı düşmanları, bir yandan Müslüman görünümlü mürtetler, öbür yandan ılımlı İslamcılardan, A guruplar. B guruplar. Falan tarikatçılar. Filan tarikatçılardan maalesef dinin içini boşaltanlar…

         Başka; Bazı kadın ve erkeklerden, hem müslüman olduklarını iddia ediyorlar, hem de olmaaaazbiz şeriata karşıyız diyen naracılar.

         O gaz kafalı değiller amma yine de söz gelimi söylenir ya; gaz kafalı insanlar kalkıp da bir sözlüğü,  bir ansiklopediyi o kirli gönülleri gibi olan kirli ellerine alıp ‘ŞERİAT’ kelimesinin manasını açıp okursalar, kör olan gönül ve gözleriyle bakacaklar ki; Şeriatın Kur’an’dan, Sünnetten, İcmâdan çıkarılan hükümlerin tamamına verilenbir isim olduğunu öğreneceklerdir.

         Bakacaklar ki; Namazı emreden hükümlerin Şeriat, oruç, hac ve zekâtı emreden hükümlerinŞeriat, başörtüsünü emreden hükümler Şeriat, haksız yere insan canına kıymama emrini veren hükümler Şeriat, zalimlere, zulmedenlere karşı ‘ELİF’ gibi dimdik durma hükümleri Şeriat, Mazlumlara, gariplere, öksüzlere, yetimlere kol kanat olma hükümleri Şeriat, duvar aynasına değil haaa‘KUR’AN’ aynasına bakma hükümleri Şeriat, insanları aldatmama hükümleri Şeriat, bazı kurusıkı süslümanların, ah ah şu Ayasofya tekrar cami yapılsa diye yanan insanlara Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) “Yeryüzü bana mescit kılındı.”Hadisiyle (((Mescit, namaz kılınan yer demektir. Yani bana Ümmeti İcabeolan tümmüslümanlar yeryüzünün her temiz yerinde namazlarını kılabilirler. Namaz kılmak, secde etmek için illa cami - mabede gitmeye gerek yoktur.)))  insanoğlu olarak aman ha aman namazlarını terk etmesinler (ey namaz kılmayangüruh, namazın semtine uğramayan süslüman ahali emin olun ki sizler o kafayla giderseniz, Roma’daki Sen Piyer katedrali;(((Sen Piyer katedrali…Roma’nın en ünlü meydanı kabul edilen tasarımını Berninin yaptığı, papanın her Çarşamba vaazlarını vererek milyonlarca insanı aynı anda kutsadığı meydan San Pietro(St. Peter)  O meydanda aziz heykeller ve 284 sütunla çevrelenen bu geniş alanın ortasında Mısır’dan Roma’ ya getirilen 25 metrelik bir dikilitaş (obelisk) ve 2 adet çeşme bulunur. Buradaki Obeliks aynı zamanda Güneş saati işlevinde görmektedir. Bu meydan aynı zamanda dünyanın en muhteşem kilisesi olan San Pietro Kilisesi ‘ne ev sahipliği yapmaktadır.)işte bu kilise bile cami yapılsabile yine kurtulamazsınız))) diye mescit müjdesini veren Şeriat,uzun lafın kısası değil ki şeriatı inkar şeriatla alay, inanın insanı dinden çıkacağı hükmünü Rabbimiz (c.c.) bakın Nisa suresinin 140. Ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır. “Allah size Kitap (Kur'an)’da Allah'ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz. Diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.”Açık açık emrini verdiği hüküm yine şeriat.İnanın ki biz bu kafayla gidersek, Roma’daki Sen Piyer katedrali cami yapılsa bile yine kurtulamayız. Namazsızların sahte kükreyişlerinden.

         Ne gariptir ki; dinsizin, densizin, donsuzun, döğmecinin, hopcunun, popçunun, mürtetlerin biri kuyuya bir taşı atar çıkar, çıkarabilirsen ey okkalı müslümanlar.

         Hele birde sokak salyangozlarının koro halinde naraları, hani Rabbimiz (c.c.) lokman suresinin 19. ayeti kerimesinde buyurulduğu üzere;Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir.” Bu sesin muhatapları feryatları benim için inanın ki sıfır kadar değersizlerin attıkları o taşları çıkarda çıkarabilirseniz.

         Şu tesettür işini bile birileri ne hale getirdiğini, ne boyalara soktuğunu ve böyle olanların azaplarının ne denli korkunç olduğunu Rabbimiz (c.c.) ayetleriyle şöyle beyan buyurmuşlardır.

         “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, dışarı çıkarken üstlerine cilbablarını alsınlar. Bu, onların tanınmasını ve bundan dolayı incitilmemelerini sağlar. Allah, Gafurdur, Rahîmdir.”(Ahzab/59)

         “Mümin kadınlara da şöyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Ziynet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Ziynet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allah'a tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin umduğunuza nail olasınız.”(Nur  /31)

         Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’de şöyle ekliyor,  İbnu Abbas (r.a.) den rivayete göre; “Resulüllah (s.a.v) kadınlardan erkeklere benzeyenlere, erkeklerden de kadınlara benzeyenlere lanet etti.”(Buhari nr:5751, Ebu Davut nr:4098, Ahmet b.Hambel nr:3149, Neseinr. 9161)

         İbnu Abbas (r.a.) dediki, “Ümmetimin son dönemlerinde bir takımadamlar olacaktır. O insanlardan özellikle kadınlar için; “KÂSİYÂTÜN ÂRİYÂTÜN”“Giyinik uryandır, giyinik çıplak olduklarını”, zira bunların cehennem ateşine duçar olacaklarını bizlere beyan etmişlerdir. (Ahmet b.Hambel - müsned nr.6786, Ibn-i Hibban sahih nr:5655-7347)

         Sahih-i Müslim'de Ebu Hureyre (r.a.) tarafından bir rivayette Peygamberimiz (s.a.v.), “giyindiği halde açık olan, yani ince ve şeffaf elbise ile dolaşan kadınların cehennemlik olduklarını, Cennetin kokusunu bile alamayacaklarını bildirirler.” (Müslim, Libas.-125.)

         Ebu Hureyre (r.a.) dedi ki: Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu. “Ateşlik iki sınıf insanın olduğunu onlardan birisinin de bir takım kadınlar topluluğudur ki bunlar giyinik, çıplaktırlar. Görenleri yoldan saptıran ve kendileri de haktan sapanlardır. Başları bir tarafa sarkan deve hörgücü gibi olacaktır. Bunlar cennete giremiyecekler. Kokusu şu kadar, şu kadar yürüme mesafesinden alındığı halde, bunlar cennetin kokusunu da bulup alamayacaklardır.” (Müslim - sahih bab: libas ve’l- zineh hadis nr.3971) İşte böyle nasipsiz bir Şeytanî tesettüre bürünmüş kadınlara o korkunç azapları anlatan yine şeriattır.

         Bu gibi korkunç olan süslümanların akıbetleri için âlimlerimiz, fakihlerimiz, (((Bu görevi yerine getirenleri tenzih eder, ellerinden hürmetle öperim.))) şer’î tesettür ile şeytanî tesettür konusunda ne kadar ciddî ve seviyeli müzakereler, yayınlar, irşatlar yapıyor, bu gün serbestliği ile öğünen bu gibi süslümanlara karşı yaygın ve yoğun ahlaksızlığı önlemek, toplumu ıslah etmek için ne gibi projelerimiz, teşebbüslerimiz, hazırlıklarımız var olması içinde emir veren rabbimiz (c.c.)’nun şeriatıdır. İşte o şeriata karşı olanlara inat biz şeriatçılar olarak; Hakka ve halka ve bilhassa gençliğe ilmihal öğretmek için neler yapıyoruz, bir maç izlemek için mekân ve yerler kiralanıp yer temin edilirken, bizler camilerimizde, evlerimizde kahvehanelerde ne kadar faydalı olabiliyoruz.

  DEVAMINI BİR SONRAKİ BÖLÜMDE İNŞAALLAH.

GÖRÜŞÜNCEYE DENK EVİNİZ GÜL, GÖNLÜNÜZ GÜLŞEN OLSUN.

 Yusuf ÇAKICI

 Yalıhüyük / KONYA

Diğer Makaleler