Mehmet Erkan

HAYRA KOŞANLARI MÜJDELE

Cenab-ı Hak insanı yaratırken hikmetinin gereği olarak onun karakterine hem iyilik hem de kötülük yapma özelliği koymuştur. Bu nedenle insanların bir kısmı kötülük yapmaktan zevk duyar, yılan gibi zehirlemekten lezzet alır. Bir kısmı ise iyilik yapmayı sever ve ondan zevk alır, istemeyerek de olsa bir kötülük yapsa ondan rahatsız olur, pişmanlık duyar ve elinden geldiği kadar iyilik yapmaya çalışır.

 

Cenab-ı Hak da iradesini böyle iyilik yapma yönünde kullanan insanları teşvik için Kur’an-ı Kerim de şöyle buyurur:

 

“İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele” Rabbimiz bu ayette buyuruyor ki; “İman edip Salih amel işleyenleri müjdele”

 

S. Kim bu müjdeyi verecek?

 

C. Elbette bu ayetin ilk muhatabı olan kimse bu müjdeyi verecek.

 

S. O muhatap kimdir?

 

C. O, Allah ile aramızda elçi olan Hz. Muhammed’dir (asm)

 

S. İnsanlar kime ve neye iman edecekler?

 

C. Allah’a, o kitabı getiren meleğe ve meleğin kitabı teslim ettiği elçiye iman edecekler. Daha sonra da kitapta tarif edilen kuralları hayata geçirecekler işte Rabbimiz bu işleri yapanları Efendimize müjdele diyor.

 

S. O müjde nedir:

 

C. İman edip makbul ve güzel işler yapanlara içinden ırmaklar akan cennetler vardır. Öyle cennetler ki, ne zaman meyvelerinden kendilerine bir şey ikram edilirse: “Bu, daha önce de dünyada yediğimiz şey!” diyecekler. Oysa bu, onların aynısı olmayıp, benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır. Bakara Suresi 2/25

 

Şimdi birazcık düşünelim; bir emlakçı satacağı daireyi reklam ederken deniz manzaralı diye reklam eder. Sonra seni dairede gezdirirken balkona çıkarır ve der, bak şu denizin manzarasına sanki deniz ayağının altında. Eğer denize gitmek istesen beş kilometre yürüyeceksin. Beş kilometre uzaklıktaki deniz o daireye değer katıyorsa acaba altıdan ırmaklar akan saraylar ne kadar değerlidir?

 

O Salih amellerden biri de sabırdır, büyüklerimiz insan oğlunun her sahadaki başarısı, sabra bağlıdır. İlim ve sanatta yükselmesi, ticarette ilerlemesi, ibadette devamlılığı hep sabırladır. Sabırsız çiftçi harman, sabretmeyen talebe irfan sahibi olamaz. Sabırsız asker zaferi, sabretmeyen çırak hüneri elde edemez demişler.

 

Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde insanlara cenneti kazandırmak için şöyle buyurur:

 

(Habibim) “Biz mutlaka insanları biraz korku, biraz açlık yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele”.

Diğer Makaleler