grandbetting

Mehmet Erkan

EĞİTİM ALLAH ADIYLA YAPILIRSA KALİTE KAZANIR

Bir Müslüman olarak kitabımızın emrettiğini yapmak yasakladığından da kaçmak lazımdır.

Kitabımız da emredilenlerin en başında okuyun emri vardır. “Seni yaratan Rabbinin İsmiyle oku” buyurulur! Bu ayette eğitimde kaliteyi yakalamak ancak okunan şeyin Allah adıyla okunduğu zaman olabileceği anlatılıyor. Demek Allah adıyla yapılmayan eğitimden kalite beklemek akıllı adamın işi değildir. Hadiste de “Bismillahsız işte hayır yoktur” buyuruluyor. Ayet ve Hadis her ikisi de kaliteli eğitimi yakalayabilmenin tek yolu Allah adıyla okumaktır.       

Burada anti parantez bir noktayı hatırlatmakta fayda mülahaza ediyorum. İlim ve sanat ister gâvur yabsın ister Müslüman, kim yaparsa yapsın ikisi de Allah’ın sıfatlarındandır. İlim ve sanatın gâvuru Müslümanı olmaz. Eşyayı, aklı, fikri, şuuru olmayan kör kuvvetin, sağır tabiatın yarattığına inanan eğitimcileri Milli eğitim camiasından uzaklaştırılması lazımdır.

 Memleketimizi bulunduğu konumdan bir adım daha ileriye götürmek için gecesini gündüzüne katarak hizmet aşkıyla yanan ehli vicdan eğitimcileri Milli Eğitim camiasına kazandırmak lazımdır. Kalbi ve kafası maddeden başka bir şey tanımayan, vicdanı boş eğitimcilerden bu memlekete bir hayır gelmediğini artık sorumlular görmesi lazım.

A. Erkan Kavaklının dediği gibi, Eğitimin kalbi, eğitimin motoru, eğitimin lokomotifi nitelikli öğretmendir.

       Öğretmeni kazanmadan, öğretmeni nitelikli hâle getirmeden, öğretmenin verimliliğini artırmadan eğitime kalite kazandırılamaz.” Onların yetiştirdiği nesilden de kimseye hayır gelmediğini hep beraber görüyoruz!

   Millî Eğitim Bakanlığına gelen bütün bakanlar nitelikli öğretmen yetiştirmek için yeterli bir sistem geliştiremediler. Avrupa’dan örnekler getirdiler, kelin yağı olsa başına sürecek, Avrupa’da yaşayan biri olarak söylüyorum, gidin bakın Avrupa’nın gençliği ne haldedir! Avrupa’nın aklı kesen ilim ve fikir adamları gazete köşelerinde yeni neslin gidişatıyla ilgili neler yazıyorlar bir bakın. Avrupa gençliği nereye gidiyor bir görün. Onların eğittiği yeni neslin yemek, içmek ve evlenip, eğlenmekten başka bir hedefleri yoktur. İşte görüyorsunuz o sistem memleketimizde de aynı nesli türetmedi mi?

          Yine A. Erkan Kavaklı diyor ki: “Millî Eğitim de alanını iyi bilen, iyi anlatan, öğrenciyi seven, iyi eğiten, sahasında dünya ile yarışan, öğrencisini yarıştıran, ahlaklı, manevi değerlere bağlı öğretmen yetiştirme sistemi kurulamadı.

 Eğitim fakültelerine giren herkes öğretmen oluyor. Öğretmenlik idealizm, fedakârlık ve fevkalâde gayretle taçlandırılırsa öğrencilerimiz dünya ile yarışır hâle gelir. Eğitim fakülteleri yeniden ele alınmalı, yarının Türkiye’sini inşa edecek öğretmenleri yetiştirmek için programlar geliştirilmelidir. İdeal öğretmenin nitelikleri belirlenmeli. İdealist ve öğrencisine her manada örnek olacak öğretmen yetiştirme programları geliştirilmelidir.”

Diyanet işleri Başkanlığı da Milli Eğitime paralel olarak, aynı sistem alanını iyi bilen, iyi anlatan, cemaati seven ve iyi eğiten, sahasında uzman idealist her manada cemaatin örnek alabileceği bir imamı yetiştirme programları geliştirmelidir.  

Diyanet işleri Başkanlığı köy ve şehirler arası cemaatini yarıştıran, ahlaklı, manevi değerlere bağlı imamlar yetiştirmek için yeni sistemler getirmelidir.

 İmam hatiplere girip okulunu tamamlayan herkes imam oluyor ama imamlık fedakârlık ve fevkalâde gayret isteyen bir görevdir. İmam bu vasıflarla taçlandırılırsa o imamın cemaatleri, ülkemize dünya ile yarışacak evlatlar kazandırabilir.

İlahiyat fakülteleri, İslam enstitüleri, İmam hatipler yeniden ele alınmalı, yarının Türkiye’sini inşa edecek din görevlileri yetiştirmek için programlar geliştirmelidir. İdealist bir imamın nitelikleri belirlenmeli ve cemaatine her manada örnek olacak imamlar yetiştirme programları düzenlenmelidir.

Diğer Makaleler