Ana Sayfa Hakkımızda İletişim
Kullanıcı Adı : Şifre : Şifremi Unuttum Yeni Üyelik
Ana Sayfa Foto Galeri Video Galeri Seri İlanlar Firma Rehberi Tüm Yazarlar
Mehmet Erkan
DİLEK VE TAVSİYE KUTULARI

Bir önceki yazımız da Almanya’da halkın örgütlenmesiyle ilgili bir örnek vereceğim demiştim. Yalınız konuya girmeden önce, belediye ve işletme sahiplerini ilgilendiren bir noktayı arz edeceğim.Belediyeler yaptıkları yanlışlık yüzünden vatandaşları aylarca sıkıntıya hedef ediyorlar. Belediyeler, aşağıda örneğini vereceğim düşünceden yararlanırlarsa, hem kendileri hem de vatandaş için faydalı olurlar.    Şu anda Türkiye’yi bilmem. Ama Almanya’da, fabrikaların giriş kapısında iki tane dilek ve tavsiye kutuları vardır. Fabrikada görülen noksanlıkları yazıp kutuya atanlara işin ehemmiyetine göre mükâfat verilir.

Böyle bir hizmet için bir mükâfatta ben almıştım. Gaz kullanan fabrikada içinden gaz geçen borular, belli bir müddetten sonra temizliğe tabi tutulur. Bizdeki gibi gaz kaçırıp da yangın çıkmasını beklemezler. Hatta bir mükâfatta ben almıştım. Gaz borusu temizlenirken haşhaş denesi kadar bir delik gördüm. Onu yetkililere gösterdiğim için, o zaman para değeri marktı (100) markta ben almıştım.Eğer şurada şöyle bir yenilik yapılırsa, fabrikaya şu kadar getirisi olur diye tavsiye kutusuna bir mektup bırakılırsa, yetkililer onu değerlendirirler. Gerekli görürlerse, ona daha çok mükâfat verirler. Bir arkadaşımız (2500) mark mükâfat almıştı. Belediyeler yapmak istedikleri bir konuda, kapılarının önüne kutular koysalar, güzel fikir beyan edenlere mükâfat verilecektir deseler, herhalde zararları olmaz. Halk arasında belediye ve fabrikaların yapmak istedikleri konuyla alakalı güzel önerisi olan bulunabilir! 

ALMANYA’DA HALK SÖYLEMİNİ NASIL EYLEME DÖKER?

Ben Türkiye’den Almanya’ya döndüğümde gözlerime inanamadığım bir manzarayla karşılaştım! Benim sürekli kullandığım uzun ve genişçe bir yol vardı. Baktım yolun hız sınırı otuza düşürülmüş. İki yüz, üç yüz metre aralıklarla da yaklaşık bir buçuk metre genişliğinde, yolun sağına ve soluna sürücüyü engelleyecek betondan çanaklar koymuşlar. İçine de ağaç dikmişler. İlk bakışta yolun hız sınırının otuzluk olmasına bir neden yoktu. Sonra sordum neden bu yolun hız sınırı değiştirildi? Dediler ki; burada bir araba kaza ile çocuğa çarptı ve çocuk öldü. Bu nedenle halk kendi aralarında imza toplayıp, başka çocukların ölmemesi için yolun otuzluk olmasını istedi. Böylece hız sınırı otuza düşürüldü. Yani Almanya’da halk belediyenin veya başka yetkililerin yanlışlarını sineye çekmez. Yukarıda örneğini gördüğünüz gibi, halk derhal örgütlenir ve hakkını arar. Yetkililer de ister istemez halkın isteğine boyun eğer.

MICIR YÜZÜNDEN KAZALAR 05-08-2012 Tarihli Seydişehirhaber sitesinde verilen haber şöyleydi: Mıcır yüzünden yaralanmalı kazalar.Seydişehir Antalya Karayolunda meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralanırken 24 saat içerisinde aynı bölgede 5 kaza meydana geldi.Almanya’dan Türkiye’ye izine geliyorum. Türkiye’ye giriş yaptım, vakit bir hayli geçmiş gecenin yarısı olmuştu. Gümrükten çıktım Çanakkale istikametine doğru yol alıyordum. Ecabat’a yaklaşırken yeni dökülen mıcırın içinde kendimi buldum.

Bizim hanım uyuyordu. Araba mıcır yüzünde birden bire haldır haldır edince bizim hanım uyandı ve kelime-i şahadet getirerek hacı yavaş demeye başladı. O zannetmiş ki biz bir uçuruma yuvarlanıyoruz. Şimdi yetkililere soruyorum vatandaşı böyle korkutmaya hakkınız var mı? Ne zaman böyle köhnemiş usullerle yol yapımından vaz geçeceksiniz?Yola dökülen mıcır yüzünden meydana gelen kazaları, gazetelerden okuyor ve televizyonlardan görüyoruz. Her gün harp raporu verir gibi kaza ve ölüm haberleri çıkıyor!      

Efendim çoğu kazalar sürücü hatasından kaynaklanmaktadır. Olabilir, her ne kadar sürücüler dikkatsiz ise de bu kazaya sebebiyet verenlerin hiç mi suçu yoktur.            

Bu kaza zedeler, başlarına gelen bu olaydan dolayı haklarını arayacakları kanuni düzenleme vardır. Ama ben tahmin ediyorum o, kaza zedelerin çoğu böyle bir haklarının olduğunu bilmemektedirler.Kaza zedeler haklarını arasalar, kazaya sebebiyet verenler cezalandırılsalar, yol yapımcılar da başka modeller aramak zorunda kalacaklardır. Böylece köhnemiş yol yapım çalışmaları yerine, modern çalışmalar başlamış olacaktır. Ne yapalım kader böyleymiş deyip oturmak kadere iftiradır. Hakkını arayacaksın, alamazsan kader böyleymiş der işi kadere havale edersin. Sen kahve köşelerinde tembel tembel otur kalkıp rızkını arama, sonrada kaderde aç kalmak varmış de. Veya Sen git kendini yüksek tepenin başından at, sonra da kader böyleymiş de. Kader de böyle şey yoktur. Böyle kader olmaz. Kader hiç kimseye zulmetmez,  kader insanın cüz-i iradesine bağlı olarak cereyan eder. Pehlivan rakibini yenmek için, idmanını ve elinden gelen her şeyi tam olarak yapar da yine de yenilirse, kaderde bugün yenilmek varmış diyebilir. İnsan her meselede elindeki imkânları kullandıktan sonra, başına gelen her olayda ne yapalım kader böyleymiş diyebilir.

Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
24-11-2012 10:21 - 568 Okunma
Mehmet Erkan yazarın diğer yazıları [ Tümü ]
RAHMET AYI RAMAZAN
03-07-2015 tarihinde eklendi
KUR’AN VERENEL OLMAYA ÇAĞIRIYOR
29-06-2015 tarihinde eklendi
KUR’AN VE RAMAZAN
22-06-2015 tarihinde eklendi
İSLAMI DOĞRU ANLAMAK İÇİN ALLAH RESULÜNÜ TANIMAK LAZIM
17-06-2015 tarihinde eklendi
HER ZAMANIN BİR HÜKMÜ VARDIR
08-06-2015 tarihinde eklendi
BERATIN ANLAMI NEDİR?
30-05-2015 tarihinde eklendi
PEYGAMBER ŞEFAAT EDEBİLİR Mİ?
21-05-2015 tarihinde eklendi
ŞEYTAN İŞSİZLİK KRİZİNE GİRMİŞ
06-05-2015 tarihinde eklendi
KUTLU DOĞUM HAFTASINDA YAPILANLAR
24-04-2015 tarihinde eklendi
GÖREVDEN ALINAN KUMANDAN
09-04-2015 tarihinde eklendi






Gölyüzü Mahallesinde Bir İlk
Bir Gergedan Böceği De Seydişehir'den
SEYDİŞEHİR'DE TERCİH DANIŞMA KOMİSYONU
20 bin koruma memuru geliyor
MANİSADA KATLİAM GİBİ KAZA 15.ÖLÜ
İtikaf için camiler hazır
SEYDİŞEHİRLİ DAĞCILARDAN GELENEKSEL MEHTAP YÜ
MEB'DEN YURTA KALAN ÖĞRENCİLERE YENİ UYGU
Konya Ülkü Ocakları Doğu Türkistan İçin Yürüd
KONYA
Oy Kullan Sonuçlar
 
Yazılım : Networkbil.net
Ana Sayfa Hakkımızda İletişim Site Haritası
 
Tüm hakları saklıdır 2012 ®