Mehmet Erkan

DİKKAT ALLAH AFFEDER ÜMİDİYLE ŞEYTAN SENİ AVLAMASIN

İnsan günah işlemeye meyilli olarak yaratılmıştır. Şeytan insanların zayıf damarlarını bulup ve oradan yakalar ve günah işletir!

 

1- Şeytan insana vesvese verir ve derki: “Bir defacıktan bir şey çıkmaz, hem sen bugün bunu işlemeye mecbursun çünkü ihtiyacın var. Sonra tövbe kapısı kapanmadı ya bunu işlersin tövbe eder bir daha işlemezsin Allah da affeder.” İnsan bu fısıltıyı kendinden zanneder “Bugün bunu işlemeye mecburum, bunu yapayım da bir daha yapmayayım” der. Sonra da o günaha alışır işlemeye devam eder, böylece şeytan insanları çok çabuk tuzağa düşürür.

 

2- Şeytan insanı bazen ümit bazen de gurur silahıyla vurur. Bazen de korku ve ümitsizlik tuzağıyla tehlikeye atar, istiğfar ve istiane yolunu kapar.

 

3-İnsanın nefsini okşar, “enaniyetini” tahrik eder. Böylece gurura kapılan nefis, kendini avukat gibi müdafaa başlar. Kusurlardan kendini temize çıkarır. Şeytanı dinleyen bir nefis, kusurunu görmek istemez; görse de yüz türlü yorumlarla onun üstünü örter.

 

Günahın mahiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünkü günah işlemeye devan eden adam, ülfet peyda eder. Sonra ona âşık ve müptela olur. Terkine imkân bulamayacak dereceye gelir. Bu seferde o günahın ikaba mûcib olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe, küfür tohumu yeşillenmeye başlar. En-nihayet gerek ikabı ve gerek dâr-ül ikabı inkâra sebep olur.

 

      4- Şeytan, kendisi gibi aldatıcı adamları okşar. Onların ellerine çeşitli ziynetler, süslü suretler aklı uyuşturan haram şeyleri verir ve insanları aldatmak için gönderir. Ona tabi olan bu insi şeytanlar, diğer insanları aldatmak için şöyle derler:

 

“Hey arkadaş! Gün bugündür, gel beraberce içip biraz eğlenerek keyfedelim.”

 

Nefis bu teklifi gayet güzel görüp ona meyleder, fakat diğer taraftan vicdan, bunu yanlış bulur. Allah’ın bundan razı olmayacağını nefse hatırlatır.

 

İnsan şeytan ve nefsin kıskacında sıkışmış bocalarken, vicdanından kulağına gök gürültüsü gibi bir ses gelir: 

 

“Sakın aldanma! O aldatıcı adama de ki: bak ölüm var. Ölümü öldürüp, kabri kaldırıp ensemde bekleyen Azrail’i yok edebilir misin? Hem önümdeki darağacını kaldırıp, sağ ve solumdaki acizlik ve fakirlik yaralarını tedavi edebilir misin? Ölüm yolculuğunu yok edecek bir çare sende var mı? Eğer bunlara bir çare sen de varsa, haydi yap, göster görelim. Sonra da gel keyfedelim, yoksa sus ey sersem! Vicdanından gelen şu melek sesi gibi olan sesi dinle.”

 

     

Diğer Makaleler