Yusuf ÇAKICI?

BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜMMÜŞ. (1963-2019)

Allah Allah bu gün benim doğum günümmüş. Yani Rabbim başta merhume annem Fatıma olmak üzere tüm vefat edenlerimizi cennetine nail eylesin. Annem Fatıma ki; Hz. Fatıma’ya komşu bizlerle beraber cennetinde cem eylesin.

         Merhume annem binbir sıkıntı ve ıstırap ve acı acı sancılarla beni bir gün ikindi vaktinde dünya hayatına getirmesi sunucu o acı ve sıkıntıların benim hayatımın birer ayrılmazı olarak şu dünyadaki olup bitenlere baktığımızda yaşanılır bir dünya mı değil mi sorusu aklımıza gelmektedir maalesef.

         Ey Dostlarım malumunuz olduğu üzere dünyadaki bütün yollar ölüme çıkar. Ölümden sonra yollar tek yola iner, o da Allah (c.c.)’tan başlayanyol yine Allah (c.c.)’ta biter.Şairin dediği gibi:

         “Bitince zinciri saat, durur rakkas demez tık tık,

         Çünan ömrün hitamında denir ruha hemen çık çık.”

         Hiç şüphesiz beden ve ruhtan meydana gelmiş olan insan, bedeniyle değil, gerçek manada ruhuyla insandır. Adamdır, adam gibi adamdır.

         Topraktan yaratılmış olan cesedin akıbeti hiç şüphesiz yine toprak olacağından, demek ki insanların doğumu varsa, öyleyse ölümüde vardır. Ve mutlaktır.

         Rabbim (c.c.) İmanla yaşamayı, imanla ölmeyi, Allah ve Resulü ’unun huzuruna imanla varmanı cümlemize nasip eylesin.

         Malumunuz olduğu üzere, insan olarak bazen dünyanın sevdası baki hayat olan ahireti Allah muhafaza unutturuyor olabiliyor. Amma unutmayalım ki; bu dünya hayatı ahiretin güzelliklerine eriştiren bir ‘BURAK’tırtabii kıymetini bilene.

         Nasıl ki bir yumurta dışarıdan kırılırsa onun yok oluşuna, içeriden kırılırsa da yeni bir hayata merhaba demesiyse, başta nefsim olmak üzere tüm dostlarım içinde aynı yani içten kırılan bir doğum günümüz olsun temennisiyle bire bismillah Derken.

         Dostların evet, meğer bu gün benim doğum günümmüş. Ne yazık ki, her yıl biraz daha eksiliyor ömür denilen hayatımızdan, tabiri caizse bir yıl daha geçip gitti arkasına bakmadan,yakıp yıktıklarına, sel olup akan gözyaşlarına, bana ne yıkılıp telafisi olmayan yuvalara bakmadan. Öyle ki hakkını veremeyen bir yılın sonunda yazık sana, kendine yazık ettin, bir daha telafisi mümkün olmayan bir yıl bıraktın der gibi elle sallayarak.

         Bir insanın en güzel günüdür doğum günü değil mi?… Doğum günü geldiğinde, o sabah uyandığında kim bilir ne güzel duygularla ve umutlarla başlar sabah onun için. Ya da hayalleri ile kim bilir nasıl bir gün yaratır, yaşatır Rabbisi (c.c.) o kuluna.

         Dostlar böyle günlerde hatırlanır derler ya; sevdiklerinin özel dilekleriyle, dualarıyla, güzel bir doğum günü hatırlatılır sevdikleri, can bildikleri dostları tarafından.

Bazıları için doğum gününün başkahramanı pasta görünse de üzerine yazılan yazıların tadı da pastanın tadı kadar da güzel olsa da, dostlardan dosta kalbi duygularla,iki cihan saadeti temennisiyle, semaya açılan ellerin yanısıra gönüllerindeki silahları olan “ ‘DUA’ Mü’minin silahıdır.”  müjdesiyle yapılan hayırlı duaları, doğum günü sahibinin gözünde, o pastaların üzerine yazılan yazılardan daha çok kadir kıymetleri büyüktür inanın.

Derken gitti gitmesine amma, beni içimde binlerce hüzün, binlerce keder, binlerce hasretin içine yeniden bırakıp gitti, giden diğer yıllar gibi.

         Nasıl anlatılır bilmiyorum amma bu hayatta çok ama çok boşlukları, nice acıları,ıstırapları, hüzünleri, görünürde var olup da, yoklukları, zulme uğrayanların çığlıkları,  hâsılı kelam say sayabildiğini bir yılın bırakıp da gittiğini.

Giden yılın sonunda siyah saçlarıma bir beyazın daha eklendiğini, dim dik yürüyüşüme birazcık daha kamburlaşma öyle ki utanmazsak bastonla üçüncü vitesle yürüyüşe başladığımı, uzağı yakın gözlüğümle bakışımı falanı filanı derken yine yaşlanan dertli omuzlarımdaki yüklerin üzerine 365 günlük yaşanırsa tabi bir yük daha eklendi.

         Kendi kendime oturup şöyle geçen ömrümde nice nimetleri kaybettim. Mesela sevgi ve saygıyı,  edep ve hayâyı, izzet ve ikramı, yetmedi yanan ciğer yangınlarını, saadet arayışlarını, arkamı dayadığım veya dayamak istediğim koca çınarların kırılmasını, sen sevmek için didinip çalışırken seni sevenlerin tek tek batan gemiden inerek sırtlarını çevirip gitmelerini, zaman deyip herşeyi zamana yükleme tesellisi olarak görüp sakin kalmayı, sonbaharda dökülen yaprak misali, takvimlerden de 365 günlük her bir günü ‘AH’larla ‘OF’larla sıkıntı ve kederli, ıstıraplı olan çoğunluğun içinde ‘TEK’ başına yürüyüp hesaplaşma gününe adım adım, Hz. Ali (r.a.) buyurduğu gibi “Bu dünyada amel var hesap yok. ahirette hesap var amel yok.”bana göre ölü bir dünya hayatındaolduğum müddetçe, Rabbim (c.c.) izin verdiği müddetçe ‘O’nun yolunda olmayı, dik durmanın elzemliğini bilerek, eksik kalmamak, eksikleri tamamlamak için çırpınıp didinmeme rağmen kendisinin eksik, yalnız kalmasının ne derece hafif olduğunu varın sizler düşünün.

         Buna rağmen; hüzünle de olsa, yalnızda kalsam buna dert elem ve kederlerimiyutkunarak Allah ve Resulü, onu seven dostları için yaşamak, yaşam sonrası şairin dediği gibi; “Kimseye bâki değil mülk-i devlet sîm-ü zer, bir harab olmuş gönlü tamir etmektir hüner. Çark-ı dünya bir değirmen durmadan daim döner, cismi âdem bir fenerdir, akıbet bir gün söner.” veçhince Rabbimiz (c.c.)’in kün emrine uyarak “Makamı İlahiden gelirse emir,  Bilin ki yol bitmeden bitecektir ömür.”doğduğuma göre bitecek o ömür dediğimizi hayatım.

          Bitinceye, aranızdan ayrılıncaya kadar yaşamak lazım. Bir nebzede olsa herkes gibi mutluluğu, huzuru, saadeti bulamazsam da, Rabbim (c.c.)’den ümit varım onları gücümün yettiği kadar emekleyerek de olsa ((“Kiminde güller açar kimi var küskün ölür, kimi Allah dostudur melekten üstün ölür. Her şey fani baki hu, rabbimden emir gelir ölümde bir gün ölür…”))bulmaya çalışacağım dostlarımın hayırlı dualarıyla inşallah.

         Bu vesileyle; ağır olan hesapların hafifletilmesi için yeniden; yeni bir uzun yolculuğa Bismillah diyerek hayatıma, doğum günüm vasıtasıyla, devam temennilerinde bulunan, doğum günümü bana bir mesajla, bir telefonla hatırlatma nezaketinde bulunan gerçek dostlarımdan büyüklerimin ellerinden, yaşça benden küçük olanların gözlerinden öper, eksilecek olan hayat takvim yapraklarından bütün dostlarıma en içten selam ve sabahın akabinde, yapmacık da olsa sevinçli, neş’eli, birazcık mutluluk, birazcık umut bulabilmek için gidenlerimin yanında gelenlerimin ve her gerçek olarak yanımda olanların avuntusuyla, dualarıyla hayata devam inşaallahurrahman. Selam ve dua ile.

    Yusuf ÇAKICI

  Yalıhüyük / KONYA

 

Diğer Makaleler