grandbetting

Yusuf ÇAKICI?

AİLE İÇİMİZDEKİ VATANSA; O ZAMAN KORUMALAYIZ

Malumunuz olduğu üzere aile; toplumun temel taşı, hayatın dengesi, ayakta kalabilmenin en önemli vesilesi, ağır bir yük olan kulluk vazifesinin paylaşılması, Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’in  “Anne cennet kapılarının ortasındadır.”  “Cennet annelerin ayakları altındadır.”  mealindeki hadislerin ifadesi, bütün annelerin cennete gideceği anlamına gelmediği gibi, tüm annelerinde cehenneme girecekler diye anlaşılmamalı. Demek ki; Allah (c.c.)’ın emirlerini yerine getirildikleri takdirde “Cennet annelerin ayakları altındadır.” Olur, yani cennet ehli olurlar. Rabbim başta vefat eden annem olmak üzere tüm vefat edenlerimizi cennetinde cem eylesin. Aksi halde haddini bilmeyen anneler ayaklar altına alınanlar kadar kıymetsiz olurlar. Bakınız yarım asır Hz. Musa (a.s.) düşmanı olan firavunla aynı yastığa baş koyan Asiye (r.a.)'nın cennete gireceği ve 950 sene bir peygamberle aynı yastığa baş koyan Nuh (a.s.)'ın karısının ise cehenneme gireceğini unutmayalım. Çünkü bu dünya hayatı imtihan hayatıdır imtihan. Rabbim akıbetimizi cennet eylesin.

         Dolayısıyla anne nesillerin devam sebebi, huzurun temini, gelen her türlü saldırılara karşı giyilen çelik bir zırh, inanan insanların yüreğindeki en büyük hasret ve cennetin dünyadaki bir yansımasıdır aile.

         Üzülerek şahit olduğumuz bir hakikat var ki evlilik ve arkasından kurulan en önemli kurum olan aile, her geçen gün bizi biz yapan değerlerimizden biraz daha itibarsızlaştırılmaktadır. Ya da büyük nimet olan evliliğin şükrünü eda edemediğimiz gibi çok basit ve değersiz şeylere feda edilmektedir maalesef.

         İnsan ve müslüman olarak bu mühim yaramıza biraz olsun merhem olması için hani derler ya elimizi taşın altına koymalıyız aynen öyle aileyi oluşturan tüm tarafları Kur’an ve sünnet rehberliğinde toplumun temel taşı olan ailenin hem kurulmasına hem de korunmasına insan olarak tüm kamu kurum ve kuruluşların yanı sıra, hani derler ya bir yastıkta kocayın güzelliğini tadan anne ve babalarımızdan olanlar varsa ki varda o da galiba göklerdedir misali azalmakta olanlardan, beraberce bir çalışma yapıp bozulan ailelere katkı sağlamalıyız. Programlar düzenlemeliyiz. Toplumumuzun temel taşı olan aile için.

         Çünkü bu aralar hem basında hem de yayında olan tabirimi maruz görün ağzı olan konuşuyor, kalemi olan yazıyor çiziyor tabirine takılıp güya üniversite eğitimi alan, çalışan, para kazanan, kariyer yapan, mevki makam sahibi, (tüm mevki makam sahiplerine saygı duyarım istisnalar deriz ya aynen) dediğim dedik, bir tip kadınlar oluşturulmaya başlanmış olup ağızlarında ha bire gevelemeye başlanmıştır. Üzülüyorum. Bekâra karı boşamak kolay ya. Tadan bilir derler ya aynen öyle. Bakınız bir gün merhum Nasrettin hoca bindiği eşşekten yere düşer hocanın başına toplanan komşuları hocaya demişler ki hocam size bir doktor çağıralım dediklerinde, hoca yok yok demiş. Benim halimden doktor falan anlamaz benim derdimden ancak eşekten düşen anlar siz bana eşekten düşen birisini getirin demiş. Dolayısıyla her geçen gün artmakta olan boşanmalar, yıkılan bozulan yuvalar, yok olan huzur ve saadetler aldı başını gidiyor. Sonumuz hayrola inşallah.

         İşte bu durum bazılarının ağzında sakız gibi geveleme sanatı ve koro haline geldi. Hatta bu koro Üstad Bediuzzeman Hz.lerini Euzubillahimineşşeytani vessiyaseti buyurduğu gibi   “… Siyasetin şerrinden Allah’a sığınırım.”  buyurduğu gibi yani şerli siyasetten Allah’a sığınırım mesajına sarılan çoğu siyasetçiler de “Güçlü kadın güçlü Türkiye” sloganını seçim dönemlerinde bile bazı siyasetçiler tarafından kullanılarak kadın istihdamı adı altında yuvaların yıkılmasına tünel hazırlayıp aile yuvasına çocuklarımı kendim büyütemedim diye vicdan azabına, kadının anneliğinden, eş rolünden, toplumun inşası konusundan uzaklaşmalarına, bir nevi bubi tuzakları kurarak evlenip de huzur bulunacak yerde huzursuz bir yaşama adım atılıyor maalesef. Neymiş efendim kadınlara iş. Kadınlara aş. Mademki memlekette bu kadar iş sahası varsa peki neden bu kadar işsiz erkekler,  neyin nesi acaba? Unutmayınız ki bu gibi kurusıkı laflar yerine emin olunuz ki kadının anneliğinden, eş rolünden, toplumun inşası rolünden bahsedilirse daha da faydalı olur zannımca.

         Neymiş efendim; kadın özgür olmalı, kadın ayakları üstünde durmalı. Kusura bakmayınız tekerlekli sandalye ile gezen çok az kadın var. Köle düzeni olmadığından tüm kadınlar hamd olsun Cuma namazına bile giden kadınlarımız vardır…Demek ki hürdürler. Geziyorlar, tozuyorlar, pikniklere, tatil yerlerine, plajlara, alışveriş merkezlerine istedikleri zaman gidip geliyorlar. Hiç de kölelik vasfı yok kadınlarda. Sormak lazım o güçlü kadın sloganı atanlara güçlü tanımından kastınız ne kurulan yuvaları bozmak mı? Zavallı erkekleri 20 yaşına kadar annelerin, evlendikten sonrada eşlerinin ellerine bakacak duruma mı sokmak istiyorsunuz?

         Ha bu arada Devlet veya Kurumlar kadınların eşlerine olan sadakatte, bağlılık da güvende olduklarını kastederek güçlü tanımını kullanabilirler mesela “güçlü aile güçlü devlet” diye aksi halde kadınlara yönelik güya plan ve proje adı altında huzur bozan adımların atılması kadınların yanı sıra erkekler ve toplumumuz için hiç de doğru bir tabir değildir. Unutmayalım ki kadın özgür olduğunda değil haaa, aile olduğunda mutludur, huzurludur. Allah ve resulünün “Saliha kadın” vasfının birer ferdi ve neferidir. Aksi halde korkuyorum da İngiltere’de olduğu gibi yakın zamanda “YALNIZLAR” Bakanlığı’na ihtiyaç duyulmaz inşallah.“Güçlü kadın” diye kadınlara gaz verip taşıyamayacakları ağır yükleri kadınlara yüklüyor ve İPRAGAZA değil de gaza gelen kadınların çoğunluğu o ağır yüklerin altında kalıp daha sinirli, daha öfkeli ve daha sert duruma getirilmektedir. Bu durum da yuvaların yıkılmasına, çocukların anne veya babasız büyümelerine sebebiyet arz ediyor. Gelin hep beraber üzerimize düşeni yapalım inşallah. 2. Bölümden konuya devam etmek üzere, eviniz gül, gönlünüz gülşen olsun. Selam ve dua ile.

 

 

 

                                                                                                                 Yusuf ÇAKICI

                                                                                                               Yalıhüyük / KONYA

Diğer Makaleler