grandbetting

Turgut KARABACAK

3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ

Engelli olmak ya da olmamak bireyin elinde olan bir şey değil ki. Doğuştan, bir kaza sonucu ya da bir hastalık sonrası engelli olabilir insan.

Herkes gibi koşup oynamak, gülüp eğlenmek, anneciğim diye seslenip, hayatın tadını çıkarmayı kim istemez ki?   Herkes bunları ister ama bazıları gerçekleştirir bazıları da mahrum kalır. Engelli olmak bir tercih değildir.  Bu yüzden toplum olarak bize daha çok görev düşmektedir.

Özel insanların bizden istediği onlara acımak değil, onları anlamaktır. Konuşurken onları acıyarak konuşmayın, emin olun ki onlar da en az sizin kadar güçlüdür.  Onlara sen yapamazsın diye yaklaşmayın, yaptığınız işlerde onların da yardımını isteyip, katılımını sağlayın.  Onlara güvendiğinizi belli edin. En etkili iletişim beden dilidir bunu tavırlarınızla onlara ifade edin.

 Özel insanların en çok karşılaştığı sorun toplum içinde yalnız kalmak, akranları tarafından dışlanılmaktır. Aynı toplumda yaşayan aile bireyleri olarak çocuklarımıza verebileceğimiz  en büyük değer insana saygıdır. Çocuklarımıza özel çocukların, kendilerinden hiçbir farkı olmadığını, sadece bazı açılardan özel olduklarını anlatarak, gruplarına  onları da almalarını sağlamalıyız. Böylelikle toplumda bir kaynaşma sağlanmış olur.

Dünyada sadece 3 aralık engelliler günü değildir, her gün engelliler günüdür.

Bugün yaşadığımız şehirde en basitinden engelli rampalarına araçların park edilmesi en büyük hak mahrumiyetidir. Bu insanların hakkını gasp etmektir. Engelli rampalarının eğimi ise ayrı bir ızdırap konusu. Sadece formalite olarak yapılmış olan çoğu rampayı tekerlekli sandalye ile çıkmak nerdeyse imkansızdır. Bunlara ek olarak  toplu ulaşım araçları engelli bireylerin rahatça inip bineceği şekilde düzenlenmeli, tuvaletler de bu bireylerin kullanabilceği şekilde düzenlenmelidir.

Bu dünyada sadece biz yaşamıyoruz, her türlü sosyal imkândan faydalanmak özel insanların da hakkıdır. Toplumu ilgilendiren her türlü planlamada bu konulara öncelik verilmesi  gerekir. Bu sorunlar sadece özel insanların sorunu değil, ailenin, çevrenin, toplumun, yerel yönetimlerin kısaca bütün insanlığın sorunudur. Engelsiz bir Seydişehir neden olmasın.

Bugün sağlıklı bir birey olarak yaşamamız yarın engelli olmayacağımız anlamına gelmez. Hepimiz birer engelli adayıyız. Korumamız gereken engelli bireyler değil onların hakkıdır. Engelli bireyleri üreten ve kendine yeten bir hale getirebilmek onlara verilecek eğitimle alakalıdır. Çünkü eğitim alan bir engelli, üretici bir konuma gelecek ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilerek kendini gerçekleştirmiş olacaktır.

Engelli olmak, bir engel değildir. Sadece aşılması gereken bir düşüncedir.En büyük engel SEVGİSİZLİKTİR.

Diğer Makaleler