Bugün ; Hicri 10 Muharrem 1430 - Miladi 07 Ocak 2009

Künye

İletişim

* ÜÇ KÖY YOLU ULAŞIMA KAPALI *  İsrail’ e kınama * Seydişehir-Antalya yolu *  Yangın korkuttu * MERKEZ  İL 1.Sİ * Rum kızı Melinda ile Cideli Sıtkı * ALACABELDE KAR YAĞIŞI * YENİDEN YAPILANDIRILIYOR * Kimse Yok Mu Gazze'de * Konya'da katil İsrail'e lanet yağdı

GÜNCEL

POLİS-ADLİYE

EGİTİM

SPOR

SİYASET

YAŞAM

SAGLIK

SEYDİSEHİR

KÜLTÜR-SANAT

TÜRKİYE GÜNDEMİ

DÜNYA

EKONOMİ

YENİ KİTAPLAR

RÖPORTAJ

TARİH VE İNSAN

YÖRESEL KÜLTÜR

SEYDİŞEHİR
HABERLERİNİ
SİTENİZE EKLEYİNİZ.

Seydisehir Meslek  Yüksek Okulu   Bu şartlarda Dört Yıllık olabilirmi?.

Evet
HAYIR

Sonuçları Göster

GAZETELER

 
 

Ana Sayfaya Dön

 

Elimde Bir Yetki Olsa…
27 2008 Çarşamba : 14:52
Bugün Pazar. (24.08.2008). Tam altı gündür iple çektiğimiz, özlemi ile yanıp tutuştuğumuz, derin uykularında, rengârenk düşler gördüğümüz Pazar. Evimize daha fazla zaman ayırdığımız, diğer günlerde hep uyur iken bırakıp çıktığımız, ama bugün çocuklarımızın uyanışına çıplak gözle şahit olduğumuz Pazar

Bugün Pazar. (24.08.2008). Tam altı gündür iple çektiğimiz, özlemi ile yanıp tutuştuğumuz, derin uykularında, rengârenk düşler gördüğümüz Pazar. Evimize daha fazla zaman ayırdığımız, diğer günlerde hep uyur iken bırakıp çıktığımız, ama bugün çocuklarımızın uyanışına çıplak gözle şahit olduğumuz Pazar. Onlarla güreş tuttuğumuz, yorganını üzerinden alıp ayaklarından sürüdüğümüz Pazar.  Mükellef kahvaltılarının hayaliyle yanıp tutuştuğumuz Pazar.

 

Araba pazarı, Sebze pazarı, Kestane Pazarı, Mal Pazarı, Macur (muhacir) Pazarı, Kadınlar Pazarı, Saman Pazarı, At Pazarı, Odun Pazarı, Salı Pazarı, Çarşamba Pazarı, Perşembe Pazarı,  Tellal Pazarı,

 

Avrupa Ortak Pazarı, Chine Bazaar, Hint Bazaar, Milyoncu Bazaar, İstanbul Sosyete Pazarı,

 

Hayır! Bu pazarlar değil benim kastettiğim Pazar. Benim bahsettiğim Pazar “Can Pazarı.”

 

Yılın 365 günü, özellikle de yaz aylarında konvoylardan mütevellit meydana gelen kazalardan bahsedilmediği bir tek güne bile rastlamak mümkün değil. Bazen onlarca, bazen yüzlerce, bazen de binlerce araçlık düğün konvoyları,  hem şehir içi trafiğini felç etmekte hem de evlerinde huzurlu bir gün geçirmek isteyen ve bu konvoyların hiçbir şekilde tarafı olmayan,  suçsuz günahsız insanları  rahatsız etmekte, onların huzurlu bir ortamda yaşama haklarına tecavüz etmektedirler. Sabahın köründe başlayan klakson ve korna seslerine egzozları daraltılmış araçların,  ses duvarını aşmaya zorlanan motosikletlerin motor gürültüleri karışmakta. Üç gidişli, üç gelişli yolları enlemesine kuşatan ve hızları her türlü kuralın zorlanarak, “buraların kanunu da, kuralı da benim kardeşim” edasıyla hareket edenlere gösterilen bu müsamahaların sebebini bir türlü anlayabilmiş değilim. “Konvoyda bulunan bir aracın kırmızı ışıkta geçiş üstünlüğü olduğuna” inanıyor insanlar. Hele hele park lambalarını da yaktın mı, “cankurtarana tanınmayan geçiş üstünlüklerinden öte haklarla donatıldıklarını” sanıyorlar. Sonra da gazete manşetleri kan revan içinde çıkıyor ertesi gün.

 

“Düğün konvoyunda kaza, üç ölü.” 

 

“Düğün kana bulandı, on altı ölü, yirmi beş yaralı.”

 

“Eğlenirken öldüler.”

 

“Gelin arabasının arkasına geçme kavgası faciayla sonuçlandı.”

 

“Düğün minibüsü uçuruma yuvarlandı, dokuz ölü.”

 

“Düğün konvoyunda zincirleme kaza. Gelin ve damat ile birlikte, dört kişi öldü.”

 

“Düğün konvoyu, cenaze konvoyuna dönüştü.”

 

Keneden bir yılda ölenlerin sayısı kadar insan, zincirleme bir trafik kazasında sadece beş saniyede ölüyor. Ama neden hala tedbir alınmıyor inanılacak gibi değil.

 

            Şu anda saat 12.00. Sabahın 07.00’ında başlayan kornaların sesleri hiç dinmiyor. “Fren cayırtıları”, hop oturtuyor, hop kaldırtıyor insanları. “Eğlence kültürümüzün(!)” en son sürümlerini sergiliyoruz caddelerde. Balkondan baktığımda; küçücük kızların, küçücük oğlanların vücutları pencerelerden bellerine kadar dışarıya sarkık vaziyetteydi. Hem ibretle onları izliyor, hem de akşam, televizyonlardan verilecek kaza haberlerini düşünüyorum. Belki de Allah korusun, belden aşağıya sarkan o yavrumuzun son bakışları o bakışlar.

 

Kim durduracak bu çağdışlılığı? Kim son verecek bu dayanılmaz korna gürültülerine?

 

Bir işe başlanır iken bir planlama yapılır. Piyasası araştırılır, pazarı soruşturulur. “Kar mı ediliyor, zarar mı ediliyor” bakılır. Kar ediliyorsa o işe devam edilir, tersi bir sonuç çıkar ve zarar kardan fazla olur ise tedbirlere başvurulur ve karlılık sağlanıncaya kadar gereken yapılır. Yine de kar sağlanamaz ise o işe derhal son verilir. Konvoylardan edinilen karlarla zararlar hiç hesap edilmez mi bu ülkede? Bu ülkenin ekonomistleri, sosyologları, psikologları bu konuda bir araştırma yapıp, raporlarını sunmazlar mı emniyet mensuplarına, güvenlik kurumlarına? Yoksa “ölen ölsün, kalanlar bize yeter” mi diye düşünülüyor? Ayrıca düğün sahiplerine ve konvoylara çıkan araç sürücülerine tanınan fırsatlar, neden evlerinde dinlenme hakkını kullananlara hiç tanınmaz?

 

Bundan kısa bir zaman önce şehirlerarası yolculuklarda otobüste sigara içmek serbestti. Hatırlayanlar lütfen hafızalarını zorlasınlar. Nasıl rahat bir yolculuk yaparmışız o ortamlarda hayret doğrusu. Yasaklama getirildiği zamanlarda insanlar büyük tepkiler vermişlerdi. “Sigara içmeden o yolculuk biter mi? Kime ne kardeşim benim zevklerimden?” gibi laflar edilirdi o tarihlerde. Şimdi aynı kesimin de dâhil olduğu bir anket yapılsa, acaba “otobüste sigara içmek serbest olmalı” diyen kaç kişi çıkar?

 

Kısa bir süre önce kapalı yerler de dâhil olmak üzere sigara içmek yasaklandı. Hiçbir tepki ile karşılaşıldı mı? İnsanlar bu duruma hemen uyum sağladı. Herkes bu durumdan memnun.

 

Değerli yetkililer. Gelin şu konvoy işine bir çare bulun. Kornaları susturun. Eğer konvoylardan duyulan bir haz var da bizler duyamıyorsak ve insanlar bundan mahrum kalmak istemiyorlarsa, gelin hem bizleri ikna edin, hem de düşünün. Düşünün ki, bu zevki ikame edecek başka zevkler bulun ve millete sunun. Bu durumdan kaynaklanan ölümlere ve çevre kirliliğine de son verin.

 

“Elimde bir yetki olsa…” diye başlanılan cümleleri, lütfen elinde yetki bulunduranlar tamamlasınlar ve gereğini yapsınlar.

 

Konvoysuz, kazasız ve belasız Pazarlarda buluşmak dileğiyle…

 

Bu haber toplam 315 defa okunmuştur.

Safya Başı

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
New Page 1
KARİKATUR Resim Galerisi
FAHRİ KUBİLAY

Bir cinayetin düşündürdükleri..
ABDULLAH LEBLEBİCİ

Polis yine başardı
HAKKI BALCI

ÜMMET SUSKUN…
ALİ ERKAN KAVAKLI

ZULME DİRENİŞ ÇAĞRISI
DÜRDANE DOĞRUSÖZ

KALBİNİZ İŞİTİYOR MU?
İSMAİL SÜNBÜL

VERESİYE TÜP YOK...
VURAL KAYA

FİLİSTİN’E BİR MİLYAR DOLAR KAMPANYASI
Cemal Şahin

Zamanımızı Etkin Kullanabiliyor muyuz?
AHMET ÇINAR

"YAZI YAZMAKTAN KARNI NASIRLAŞAN ADAM"
ABDULLAH YAŞAR

Devrim’in Arabası da Kendisi de Yolda Kaldı
BAHADDİN PASLI

KUĞULU – 2008 BAHADDİN PASLI
EMİNE KAYA

DÜNÜN KERBELASI BUGÜNÜN GAZZESİ
FAZIL GÜLERYÜZ

ÖĞRETMENLER GÜNÜ ANISINA İKİ ŞEY…
Hacı Halim Kartal

MEHMET AKİF’E VEFA
Tayyar YILDIRIM

Gelin hep birlikte utanalım ey insanlık!
İSMAİL DETSELİ

Hicri Yılbaşı, Noel ve Filistin
MUSTAFA AYVACI

BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI MISINIZ ?
Hüsameddin ÇELİK

SPOR YAPAN ÖĞRENCİLER NE KAZANIYOR –NE KAYBEDİYOR
Mustafa KOCAOĞLU

Yerel Yönetimler – I
Muhammet Burak OLGUN

SEVGİ ADACIKLARI
İzzet EKER

TANRI İLE GÜREŞEN MİLLET!!!
Editörden

Yorumlar.
 

Tasarım & Yazılım
Networkbil.net

Ana Sayfa  |  Künye  |  İletişim

Seydişehir Haber 2008 © Tüm Hakları Saklıdır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.