Aile Bağları’yla başladı bu gelenek.Geçen yıl Eski Çarıklar büyük yankı uyandırdı. Bu yıl 3 Mayıs gecesi Belediye Düğün Salonunu dolduran Seydişehirliler “Töre” ile bir tiyatro ziyafeti yaşadı tam anlamıyla.
Tiyatroyu Enis Şanlıoğlu yaparsa en güzelini yapar, demiştim geçen yıl Eski Çarıklar adlı oyunun etkisiyle.
Bu yıl Turgut Özakman’ın Töre adlı dramıyla seyirci karşısına çıkan Enis Şanlıoğlu Tiyatro Kulübü, bu işi gerçekten profesyonelce yaptığını kanıtladı.
Gerçekten birçok yönüyle olduğu gibi sanat etkinlikleri yönüyle de Seydişehir’de bir töre oldu Enis Şanlıoğlu adı.
Töre’de konu kan davası.Kan davası ülkemizin kangren olmuş bir yarası. Oyunda işte bu iflah olmaz dert işleniyor, kadın yüceltiliyor.
Ailedeki erkeklerin çoğunu yitirmiş, ölüme karşı yaşamayı savunan kadınların hikayesi Töre. Ailenin sayıları ikiye düşmüş erkekleri gibi ellerinde silah, düşman izi süren bu kadınların korku kin ve nefret içindeki yaşamları sergilenir oyunda. Dikkatler gözleri görmeyen Nene ve torunu Zühre üstünde toplanır.
Zühre sevgiyi ve yaşama sevincini, iki aile arasındaki kan davasının son hedefi olan, öldürmek için dağ tepe aradıkları, can düşmanları bir delikanlı olan Hasan’dan öğrenir. Canını kurtarmak için onlara sığınan ''Delikanlı''yı ''töre'' gereği öldürmezler.
Delikanlıdan taşan yaşama coşkusu ise yalnızca Zühre'nin ve ''ötmeyi bilmeyen'' kuşunun değil, karalar bağlamış yedi yaslı kadının içinde de sevince benzer bir şeyler yeşertir.
Nene, yaşadığı onca acıdan sonra bir olmazı olura çevirmeye çalışır. Gelinlerini razı eder, oğlunu razı eder, muhtar gelmeden Hasan’la torunu Zühre’nin kaçmalarını ister vaktiyle gönül verdiği adama kaçtığı gibi; ancak Hasan evden ayrılıp da Zühre ile buluşacakları yere giderken Nenenin oğlan torunu tarafından öldürülür.
Böylece töre bozulmaz.
Oyunun bitiminde seyircilerin selamlandığı esnada salonda tam bir coşku seli oluştu. Kısa sürede sahneden tüm salona yayılan bu coşku seli görülmeye değerdi doğrusu.
Eşim ve çocuklarımla bir süre bu coşkuyu doya doya yaşadık.
Oyunda rol dağılımı, dekor, kostümler, müzik… çok güzeldi her şey ve hepsinden önemlisi öğrencilerimizin özverileri, oyuna kendilerini tam manasıyla vermeleriydi.
Velilere, öğretmenlerine, arkadaşlarına ve tüm Seydişehirlilere bu coşkuyu yaşattıkları için Oyunda emeği olan sevgili öğrencilerime, aylardır bu güzel finalin oluşması için çalışan genç ve coşku dolu arkadaşlarım Mehtap Doğruöz ve Mehmet Gültekin’e teşekkür ediyorum ve hepsini gönülden kutluyorum.
Bu günlerde Seydişehir’ de Enis Şanlıoğlu rüzgarı esiyor.
Bir taraftan 19 Mayıs’ a hazırlanıyoruz.
Bir taraftan sanatla gönüllerde sevgi meşaleleri tutuşturuyoruz.
Sporda biz konuşuluyoruz.
ÖSS’ de kendi türünde derece yapıyoruz.
Biz öğretmenleriyle, personeliyle, öğrencileriyle velileriyle uyumlu bir aileyiz.
Dilerim bu rüzgar Seydişehir’de daha yıllarca eser.
Ve bu ateş dilerim ilelebed sönmez.
04. 05. 2008
Başarıda Seydişehir’de oluşturduğumuz bu töre bozulmaz.
Hacı Halim Kartal
Enis Şanlığlu Lisesi Edebiyat öğretmeni